PAYLAŞ

Arılar Peteklerini Neden Altıgen Yaparlar?

Birçok özellikleriyle hayranlık uyandıran bal arıları, inşa ettikleri altıgen petekleriyle aynı zamanda doğanın usta mimarları olarak kabul edilirler. Galilo Galilei ve Johannes Kepler başta olmak üzere bilim insanları yıllar yılı bal peteklerindeki açısal mükemmelliğe hayretle bakmış ancak hiçbiri mekanizmayı açıklayamamıştır. Peki, arıların neden sekizgen veya beşgen gibi geometrik şekillerde petekler değil de özellikle altıgen petekler inşa ettiğini hiç düşündünüz mü?

Matematikçilerin yaptıkları araştırmalara göre, bir alanın maksimum kullanımı için en uygun geometrik şekil altıgendir. Altıgen hücre, en çok miktarda bal depolarken inşası için en az balmumu gerektiren şekildir. Yani arı, olabilecek en uygun şekli kullanmaktadır. Bütün bir petekteki altıgenler farklı arılar tarafından eşit boyutlarda yapılır. Böylece petekte hiç boş yer kalmaz.

Bu müthiş matematik düzen, diğer geometrik şekillerle mümkün olmayacaktı. Örneğin beşgen, sekizgen ya da daire gibi şekillerde bitişik gözler arasında boşluklar kalacağı için arılar hem daha çok çalışmak hem de daha fazla balmumu harcayarak bu boşlukları doldurmak zorunda kalacaklardı. Boşluk kalmaması için üçgen ya da kare şeklinde de yapılabilirdi ama altıgenin bir başka özelliği daha vardır; alanları aynı olan bu şekillerin toplam kenar uzunluğu en az olanıdır. Dolayısıyla aynı miktarda balmumuyla daha çok altıgen odacığın kenarı çevrilebilir.

Bir petek ortadan ikiye bölünecek olunursa son derece ilginç bir görüntüyle karşılaşırlar. Peteğin bir ara duvarı vardır. Bu  ara duvar da diğer kısımlar gibi balmumundan yapılmıştır ve her iki tarafa doğru sıralanmış olan hücrelerin ortak zeminini oluşturur. Hücrelerin zemini düz değildir. Biri diğerine uygun olacak şekilde çukurdur. Karşılıklı hücrelerdeki bu çukurlar, yer kazanmak amacıyla birbirlerinin içine doğru sokulmuştur. Yan duvarlar, hücrelerin ara duvara nazaran aşağıya doğru hafifçe eğilimli durabilmelerini sağlayacak şekilde bir yapıya sahiptir. İşte bu eğim, dolu hücrelerden balın akmamasını sağlar.

Arı peteklerinin temel inşaat malzemesi balmumudur. Bu malzemenin salgılanması için en önemli unsur ise sıcaklıktır. Bu nedenle işçi arılar peteğin inşasına başladıklarında önce birbirlerine zincir halinde kenetlenerek belli sıcaklık değerine ulaşırlar. Balmumunun rengi ilk salgılandığında beyazdır. İçine polen ( çiçek tozu ) ve başka maddeler karıştıkça renk sarıya ve kahverengiye döner. Ayrıca toplu iğnenin başı büyüklüğünde parçalardan oluşturdukları balmumu çok akılcı şekilde kullanarak en az balmumuyla en fazla peteği inşa ederler.

Peteğin inşasında kullanılan yöntem ise çok şaşırtıcıdır. Arılar petek inşaatına iki-üç ayı yerden başlarlar ve aynı anda iki-üç dizi şeklinde peteği örerler. Yani çok sayıda arı, değişik yerlerden başlayarak, aynı ölçülerde altıgenler yapıp bunları birbirine ekleyerek peteği örer ve en sonunda ortada buluşurlar. Altıgenlerin birleşme yerleri o kadar ustaca yapılmıştır ki, görünürde sonradan eklediklerine dair hiçbir iz yoktur. Bunun yanı sıra her bir altıgenin derinliği üç santimetre, duvar kalınlığı ise milimetrenin yüzde beşi kadardır. Bu kadar ince duvar kalınlığına rağmen petekler altıgen yapı nedeniyle büyük bir direnç kazanırlar ve arıların depoladıkları kilolarca balı rahatlıkla taşıyabilirler.

Birkaç haftalık kısa bir yaşam süresi olan bal arıları sırayla bir işten diğerine geçerek kovandaki tüm işleri yaparlar. Yavru bakımından petek inşasına, besin bulmadan bal üretimine kadar her işi başarılar. Bu şaşırtıcı işleri başaran bir bal arısının sinin sisteminde 7000 dolayında sinir hücresi bulunur. Oysa bir insanın sinir hücreleri sayısı bunun 2 milyon katıdır. Buna karşılık bal arısı, insanları hayrete düşüren pek çok işi kusursuzca yapabilir. Örneğin, taşıdığı çiçek tozunun ağırlığını veya uçuş sırasında kat ettiği mesafeyi hesaplayabilir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here