PAYLAŞ

Bilinen En Tuhaf Madde Hangisidir?

Bilinen en tuhaf madde H2O yani bildiğimiz adıyla Su’dur.

Su ya da bilimsel adıyla hidrojen oksit bilinen en tuhaf maddedir. Bir istisna olarak havayı bunun içine katabiliriz. Su beynimizin ve dünyamızın %70’ini kaplar.

Suyun meydana gelmesinin en basit şekli; oksijenin hidrojene bağlanması sonucu ortaya çıkar. Hidrojen elementi hangi maddeyle birleşirse birleşsin, sonuçta yine gaz meydana gelir. Sıvının oluşması için sadece oksijenle birleşmesi gerekir.

Teorik bakımdan oluşması imkansız gibi görünen bu sıvı diğer bileşenlere göre çok farklı hareket eder. Suyun, günümüzde bilinen 66 adet farklı yönü vardır. Su bileşeni kendisine has yapısıyla doğada eş zamanlı olarak hem sıvı, hem katı hem de gaz halinde bulunabilir.

Maddeler genel yapıları itibariyle soğudukları zaman hacmen küçülür ama su bu kategıriye girmez. Çünkü su, dört derecenin altına indiği zaman genişlemeye başlar ve bunun sonucunda hafifler. İşte bu yüzden buz kütleleri yüzer, buzlukta unutulan şarap şişeleri patlar.

Teorik olarak her bir su molekülü kendisini diğer dört su molekülüne bağlayabilir. Su moleküllerinin arasındaki bağlar kuvvetli olduğundan durumlar arası geçişi sağlamak için çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulur. Bu ne demek diye sorarsanız eğer; bir suyu ısıtmak için kullanılan enerji, bir demiri ısıtmak için kullanılan enerjiden yaklaşık olarak 10 katı fazladır.

Su molekülü, sıcaklaşmadan önce çok fazla ısı soğurur, bunun sonucunda gezegenimizin iklimi düzenlenir. Okyanusların ısısı, karadaki ısıya göre daha stabil durumdadır. Ayrıca su şeffaf olduğu için güneş ışınları denizlerin derinliklerine inebildiği için burada yaşamı mümkün kılar. Mantık olarak su olmazsa yaşam denen bir şey de olmazdı. Elimizi kolayca suyun içine sokabilirken, aslında suyu sıkıştırmak bir elması sıkıştırmaktan daha zordur. Ayrıca bir suya yüksekten düştüğümüz zaman vermiş olduğu etki bir betona çarpmakla eş değerdir.

Su moleküllerinin arasındaki bağlar çok kuvvetli olduğu bilinse de aslında stabil değillerdir. Su molekülleri sürekli olarak kırılıp yeniden oluşurlar. Her bir su molekülü diğer su molekülleriyle saniyede 10,000,000,000,000,000 kere çarpışır.

Suyun içinde birçok maddeyi çözebildiğimiz için suya ‘’ evrensel çözücü ‘’ adı verilmiştir. Bir metali asitin içinde çözdüğünüz zaman, metali sonsuza kadar kaybedersiniz. Ama bir suyun içerisinde alçıyı çözdüğünüz zaman, suyu buharlaştırdığınıza alçı olduğu yerde kalacaktır. Suyun bu çözme özelliği sayesinde, paradoksal olarak su dünyanın en tehlikeli maddesi haline gelir. Su eninde sonun her şeyi bitirir. Örnek vermek gerekirsek eğer, demirden yapılmış su borularından tutun da, Büyük Kanyon’a kadar her şeyi eritebilir.

Dünyamızda bulunan suların çok az bir kısmı atmosferde yer almaktadır. Yerküremizde yer alan suların çoğuna henüz ulaşılamamıştır. Yerin derinliklerin kalmış ya da tektotenik katmanların üstüne binmesi sonucu dünyamızın aşağısına çekilmiştir.

Eğer yeryüzündeki bütün sulara erişim hakkımız olsaydı, ortaya çıkan su okyanusları 30 kez doldurabilirdi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here