PAYLAŞ

Felsefeye Göre Bazı Bilgi Çeşitleri Nelerdir ?

Aşağıdaki yazımızda bazı bilgi çeşitlerini tanıtırken akılcılık ile deneyimcilik arasındaki tartışmayı daha yakından tanıyacak, bu iki görüş arasındaki farkın doğurduğu felsefi sonuçları görmeye çalışacağız.

Analitik Önermeler Nedir? Özellikleri Nelerdir ?

analitik-sentetik, apriori-aposteriori ayrımı ilkin Kant tarafından kullanılmıştır. Kant’a göre, eğer yüklem özne tarafından içeriliyorsa bir önerme veya ifade analitiktir. Bir başka deyişle, bir analitik ifade yüklemin anlamı öznenin içinde vardır ve özneden daha fazla bir şey ifade etmez. Örneğin, ‘’ Bütün anneler kadındır’’ önermesinde ‘’ anne ‘’ kavramı ‘’ kadın ‘’ kavramını içine alır. ‘’ Siyah siyahtır’’ önermesi de analitik bir önermedir, çünkü ‘’ siyahtır ‘’ yüklemi aslında özne hakkında yeni bir bilgi vermiyor. Ya da, ‘’ Cisimler yer kaplarlar ‘’ yargısında yüklem özne hakkında yeni bir şey söylemez, çünkü yer kaplamak zaten cismin tanımında vardır. Buna göre analitik önermelerin iki genel özelliği vardır :

  1. Bir analitik önermenin karşıtını veya olumsuzunu iddia etmek, çelişiklik doğurur. Örneğin, birisi ‘’ Hiçbir beyaz, beyaz değildir ‘’ dediğinde ‘’ A, A değildir ‘’ gibi çelişik bir ifade bulunuyor demektir. Fakat ‘’ Kar beyaz değildir ‘’ önermesi yanlış olsa da, bir çelişikliği ifade etmez. Çünkü, karın beyaz olması zorunlu bir durum değildir.
  2. Bir analitik önermenin doğruluğu sadece içinde ifade ettiği kelimelerin dilsel analizlere dayanılarak belirlenebilir. Örneğin, ‘’ Hiçbir bekar evlenmemiştir ‘’ önermesinin doğruluğunu, ‘’ bekar ‘’ ve ‘’ evlenmemiş ‘’ sözcüklerinin anlamlarından çıkartabiliriz. Benzer şekilde ‘’ Bütün amcalar erkektir ‘’ önermesinin doğruluğunu, yine dilsel analizlerle ortaya çıkarabiliriz.

Sentetik Önermeler Nedir ?

Sentetik önermeler analitik önermelerin tam karşıtı önermelerdir. Sentetik ifadelerde, yüklem öznenin söylediğine yeni bir şey ekler veya onu genişletir. Örneğin’’ Ayşe anne oldu ‘’ önermesi, Ayşe hakkında bir bilgi vermektedir. Ya da ‘’ Cisimler ağırdır ‘’ yargısında yüklem özne hakkında yeni bir şey verir. Çünkü, ağır olmak cismin tanımı içinde yer almaz. Bilimin ve günlük yaşamla ilgili önermelerin çoğu sentetik yapıda ifade edilir.

Apriori ve Aposteriori Bilgi Nedir ?

Eğer bir bilginin elde edilmesi veya kanıtlanması deneye değil de akla dayanıyorsa bu bilgi aprioridir. Bir bilgiyi apriori veya aposteriori yapan analitik ve sentetik önermelerde olduğu gibi ifadenin yapısı değil, bizim nasıl bildiğimizdir. Apriori bir önermenin doğruluğu, dış dünyaya ilişkin deneyimimize bağlı değildir. Demek ki, duyu ve deneyimden bağımsız olarak elde edilen bilgilere apriori bilgiler diyoruz.  Apriori bilgiye verilen en yaygın örnek matematik bilgisidir. ‘’ 2+2=4’’ önermesi apriori bir bilgiyi ifade eder. Bunun yanı sıra, ‘’ Bütün cisimler yer kaplar ‘’ gibi gerektirme ifade eden ‘’ Bugün hava güneşlidir ya da güneşli değildir’’ gibi totolojik ifadeler ile ‘’ Akşam yıldızı Sabah Yıldızıdır ‘’ gibi özdeşlik ifadeleri apriori bilgi türleridir.

Apriori sözcüğü deneyden önce gelen, önsel anlam olan anlamı taşır. Ancak buradaki önsellik veya önce gelmek,  zaman bakımından önce gelmek değildir. Doğaldır ki, deneyim olmadan hiçbir şeyi bilemeyiz. Bütün bilgilerimizi kendi deneyimimizden veya başkalarından öğreniriz. Apriori bilgi deneyden veya deneyimden bağımsız olarak bilinen bilgidir derken bu ‘’ Bilginin ortaya çıkışından deneyimin hiç rolü yoktur ‘’ demek değildir. Kant, apriori bilgiyi anlatırken sözlerine şu ifadeyle başlıyor: ‘’ Bütün bilgi deneyimle başlar; ama deneyimle doğmaz.’’ Sadece aposteriori bilgi deneyimden elde edilir. Akılcılara göre, apriori bilgi deneyden bağımsız olarak elde edilen bilgidir. Ancak bu ‘’ apriori bilgi dünya hakkında bilgi vermez ‘’ anlamına gelmez. Öklid geometrisinde bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 derece olduğunun bilgisi, akıl yoluyla bilinebilmesine karşın dış dünyada bulunan üçgenler hakkında da bir bilgi vermektedir.

Apriori bilginin aksine, aposteriori bilgi duyu ve deneyime dayanarak elde edilen bilgidir. Doğa bilimlerinde elde edilen bilgilerle günlük yaşamda deneyimle elde ettiğimiz bilgiler aposteriori bilgilerdir. Şekerin tatlı, limonun ekşi olduğunu nasıl biliyoruz. Aposteriori olarak. Çünkü şekeri ve limonu tadarak onların tatlı ve ekşi olduklarını duyumladık. Kısaca, deneyimle bildiğimiz her şeyi aposteriori olarak biliriz. Örneğin, ‘’ Bütün cisimler ağırdır ‘’, ‘’ Bütün bakır metaller elektrik iletkendir ‘’, ‘’ Ayşe evlidir ‘’ önermeleri aposteriori önermelerdir.

Kant sadece apriori ve aposteriori bilgimizin olabileceğini görüşüne karşı çıkmıştır. Apriori bilgiyi sentetik önermelerle birleştirerek bir üçüncü çeşit bilginin, yani sentetik apriori bilgisinin olabileceğini ileri sürmüştür. Sentetik apriori bilgi deneyle başlar, ama deneyden gelmez. Bu çeşit bilgileri aklın yardımıyla dolaysız olarak bilebiliriz. Kant’a göre matematik, mantık ve ahlak bilgisi sentetik apriori bilgidir.

Sentetik Apriori Bilgi Nasıl Mümkündür ?

Kant ve onu izleyen akılcılara göre bazı önermeler sentetik aprioridir. Hangi önermelerin sentetik apriori önerme kabul edilmesi gerektiği konusunda akılcılar arasında da tam bir görüş birliği yoktur. Örneğin, Kant ahlaki yargıları sentetik apriori önerme olarak kabul ederken, diğer bazıları bunu kabul etmezler. Ancak, hangi alana ilişkin olursa olsun en azından bir çeşit sentetik apriori bilginin varlığını kabul eden kişi akılcıdır. Aşağıdaki ifadeleri farklı bilgi alanlarına ilişkin sentetik apriori önermeleri göstermektedir:

  1. Her olayın bir nedeni vardır.
  2. Paralel çizgiler hiçbir zaman birleşmezler.
  3. Bir nesne aynı anda iki farklı yerde olamaz.
  4. Bir bütün kendisini oluşturan parçaların toplamına eşittir.
  5. Renkli olan her şey uzamlıdır ( Uzayda yer kaplar ).

Peki, bir önerme nasıl sentetik apriori olur ? bunu açıklamak için yukarıda belirtilen ‘’ Renkli olan her şey uzamlıdır’’ önermesini ele alalım. Bu önemedeki sentetik kısım ve apriori kısım nereden gelmektedir? Kant ve onu izleyen akılcı filozoflar şöyle düşünmektedir: Renk kavramının duyularımız yardımıyla elde ederiz. Aynı şekilde uzamlı olma ( yer kaplama ) kavramını da duyu-deneyimle elde ederiz. Demek ki, bu iki kavram ayrı ayrı düşünüldüğünde tamam duyu-deneyimine dayanırlar. Ancak aklın ‘’ iç görü gücü ‘’ sayesinde şunu kavrarız: Renk her zaman uzamlı olan bir nesne ile birlikte vardır ve uzamlı olmak nesnenin zorunlu bir niteliğidir. İşte bu bilgi duyuya indirgenemez, çünkü salt akılla elde edilmiştir. Bu nedenle aprioridir. Demek ki, sentetik apriori bilgi deneyle başlar; ama deneyden değil akıldan çıkarılır. ‘’ Renkli olan her şey uzamlıdır ‘’ önermesi sentetik bir yapıya sahiptir, çünkü özne yüklem hakkında yeni bir bilgi vermektedir.

Deneyimcilere göre ise sentetik apriori bilgi olmaz. Onlara göre, bir önerme sentetik ise apriori, apriori ise sentetik olamaz. Bir başka deyişle, akılcıların sentetik apriori olarak ileri sürdüğü tüm önermeler ya analitik apriori, ya da sentetik aprioridir. Örneğin, Ayer’e göre matematiksel önermeler Kant’ın ileri sürdüğü gibi sentetik değil, analitiktir. ‘’ 2+2=4’’ önermesini ele alalım. Ayer’e göre bu önerme analitik bir ifadeyi dile getirir, çünkü ‘’ 4 ‘’ kavramının içinde zaten ‘’ 2+2’’ kavramı vardır. ‘’2’’ kavramı da ‘’ 1+1’’ i ifade ettiği için, ‘’ 2+2=4’’ önermesi aslında şunu ifade etmektedir. ‘’ 1+1+1+1=1+1+1+1’’. Böyle bir önerme de analitik bir ifadedir.

Sentetik apriori önermelerin olamayacağını ileri süren bir başka grup deneyimciye göreyse, akılcıların sentetik apriori olarak öne sürdüğü matematiksel önermeler aslında apriori değil, aposterioridir. Bu görüşe göre matematik bilgisini akılla değil, deney yoluyla elde ederiz. ‘’ 2+2=4’’ gibi matematiksel ifadeler dış dünyanın olgularından çıkarılır. Buna göre, örneğin ‘’ 2+2=4’’ önermesi aslında ‘’ İçinde iki adet elma ile iki adet armut bulunan bir sepette dört adet meyve vardır ‘’ demektir. Buna göre matematik bilgisi apriori değil, aposterioridir.

Akılcılık ise deneyimcilik arasındaki tartışmanın bir başka boyutu şudur : Eğer deneyimcilerin iddia ettiği gibi ‘’ Analitik doğruların dışında kalan bütün bilgiler aposterioridir. ‘’ görüşü doğru ise, ‘’ Gerçekliğin bilgisi deneyimle sınırlıdır ‘’ demektir. Buna göre, metafizik gibi deneyimin dışında kalan alanlara ilişkin bilgi olanaksızdır. Bu durumda Tanrı, ruh, aşkın iyilik gibi metafiziksel bilgi, insan bilgisinin sınırları dışındadır. Bunun içindir ki Kant, metafiziğin olanaklı olabilmesi için sentetik apriori bilginin kanıtlanması gerektiğini vurgular. Ona göre, sentetik apriori bilgi kanıtlana kadar tüm metafizikçiler işten el çektirilmelidir.

Zorunlu Doğru ve Olumsal Doğru Nedir ?

Kant apriori önermelerinin zorunlu, aposteriori önermelerin de olumsal olduğunu belirtmiştir. Şimdi zorunlu doğruluk ve olumsal doğruluk ne demektir bunu görelim. Şu önermeleri ele alalım:

  1. Şu anda hem yağıyor hemde yağmıyor olması olanaksızdır.
  2. 3+3=6
  3. Hiçbir bekar, evli değildir.
  4. Akdeniz bölgesi çok az kar yağışı alır.
  5. Türkiye’de 81 il vardır.
  6. Bazı bekarların Honda arabası var.
  7. 2. Ve 3. Önermeler mantık ve matematiğin alanı içerisine giren doğrulardır. Bu önermeleri doğru ya da yanlış olması zorunludur. Bu önermelerin karşıtlarını söylemek çelişki doğurur. Fakat 4. 5. Ve 6. Önermelerin doğrulukları zorunlu değil, olumsaldır. Eğer iklim koşulları farklı olmuş olsaydı, Akdeniz bölgesi çok kar yağısı alabilirdi. Yine benzer şekilde, ekonomik veya diğer koşullar farklı olsaydı, hiçbir bekarın Honda arabası olmamış olabilirdi. Demek ki, olumsal önermelerin doğruluk veya yanlışlıklarının mantıken ve fiziken farklı olması olanaklıdır.

Sentetik apriori bilgi olabilir tartışmasına benzer bir tartışma zorunlu doğru ve olumsal doğru üzerinden yapılmıştır. Gazali ve Hume’un görüşlerine göre, neden-sonuç arasındaki ilişki zorunlu değil, olumsaldır. Gazali bu düşüncesiyle İslam’daki mucize inancının mantıksal ve felsefi temellendirmesini yapmaya çalışmıştır.

Görüleceği gibi, nelerin bilgimizin kaynağı olduğu sorusu sadece elde ettiğimiz bilgiye yönelik tutumumuzu değil, aynı zamanda onunla yakın ilişkili birçok metafiziksel tartışmanın yönünü ve içeriğini belirlemektedir. Bilgi felsefesinin felsefenin birçok dalına temek oluşturmasının nedeni de buradan kaynaklanmaktadır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here