PAYLAŞ

Fobi Nedir? Nasıl Oluşur? İnsanların Sahip Olduğu En Garip Fobiler Nelerdir?

Hepimizin korktuğu anlar vardır ama fobi ile normal korku düzeyini iyi ayırt etmek gerekir. Korku, her normal insanın sahip olduğu ve hayatta kalma mekanizmasıyla ilişkili duygusal bir tepkidir. Tehlikeye karşı bizi uyaran ve tehlikeyle başa çıkmamız için bize hazırlık yapma imkanı sunan koruyucu bir amaca hizmet eder. Vücut aniden savaş ya da kaç moduna girer. Örneğin, karşıdan karşıya geçerken hızla gelen bir arabadan kendini kıl payı kurtaran biri, korku anını mutlaka yaşar. Kendini anlık bir refleksle geri çeker ve tehlikenin geçtiğini anlar anlamaz, korkusu diner. Bu anlamda korkma eyleminin insan için faydalı olduğunu söyleyebiliriz.

Her canlı, birey olarak varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınır. Korku haliyle, kişinin varlığını, yaşamını sürdürmesine hizmet eden savunma sistemlerinin bir ön uyarı mekanizmasıdır. Bu nedenle, yükseklikten korkan bir insanın dağcılık gibi bir spor yapmayı tercih etmemesi ya da köpekten korkan birinin karşısına köpek çıktığında yolunu değiştirmesi hastalıklı bir durum olarak kabul edilmez. Çünkü kişinin kontrolünden çıkmış, onun istencine hükmeden, sonuçta günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen bir duygu durum söz konusu değildir.

Korkunun ‘’ kontrolden çıkması ‘’ yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan bir ön uyarı sistemyle uyum sağlanamaması anlamına gelir. Kişi, o korkunun, onu kaçınmaya zorladığı durumlardan kaçınmayı sağlayamaz ya da bu kaçınma, onu duygusal olarak rahatlatmaz. Yine endişe ve korku  içindedir ve bu anksiyete onun günlük yaşamını istediği tarzda sürdürmesine olanak vermez. Onun, sanki kendi dışında işleyen bir mekanizma gibi, kendi istencine hükmeden bir dış güç gibi işlev görür. Bu haliyle, yaşama hizmet eden korku, yaşama karşı olan fobiye dönüşür. Özetle fobi, bir şey ya da durum karşısında duyulan, gerçekleşmesi uzak bir ihtimal olan tehlike ve zarar görme durumunun aşırı yoğunlukta, anlamsızca ve saçma bir şekilde yaşandığı korku durumudur.

Fobilerin oluşum mekanizması tam olarak bilinmiyor ancak çeşitli kuramlar var. Freud’un ortaya attığı psikanalitik görüşe fobiler, erken çocukluk döneminde çözümlenmemiş cinsel iç çatışmaların sonucunda ortaya çıkar. Erkek çocuğun babayla, kız çocuğun anneyle rekabetinin sonucunda onlara karşı oluşan korkunun, ilgisiz bir nesneye aktarılması fobinin temel mekanizmasıdır. Bu kurama göre, belirli bir hayvandan korkan ve ondan kaçan çocuk aslında ebeveynden korkmaktadır.

Fobi gelişimindeki diğer bir kuram da koşullanma modelidir. Temelde korkutucu olmayan bir uyaran aynı anda başka bir korkutucu uyaranla birleştiğinde kişide aşırı bir tepkiye yol açabilir. Yapılan bir deneyde, fareden hiç korkmayan küçük bir çocuk fareyi her sevmek istediğinde büyük bir gürültü çıkarılarak korkutulmuş, böylece fareye karşı fobik davranış gelişmesi sağlanmıştır. Klasik koşullanma modeli her ne kadar fobilerin başlangıç mekanizmasını açıklayabilse de devamlılığı açıklamakta yetersiz kalır. Klasik koşullanma yoluyla öğrenilen şeyler, olumsuz uyaranın ortadan kalkmasıyla birlikte zamanla unutulur.

Bu durumda fobinin oluş mekanizması için başka ek modellere ihtiyaç vardır. Edimsel koşullanma modeline göre, belirli bir davranışın oluşmasına yol açan en önemli etken, o davranışın oluşturduğu sonuçtur. İnsan beyni, sonucu değerlendirerek davranışı ödüllendirir veya cezalandırır. Korkuya neden olan nesne veya ortam kişide şiddetli bir endişe yaratır, bu endişeden kaçmaksa kişiyi rahatlatır. İnsan beyni bu davranışı ödül olarak kabul ederek o nesne ya da ortama karşı fobi oluşmasını sağlar.

Sosyal öğrenme denilen bir modelde fobiler, çocukluk ve ergenlik döneminde gözlemleyerek öğrenilir. Bu modele göre fobiler, neden olan nesneyle hiç karşılaşılmasa bile oluşabilir ve nesilden nesile aktarılır. Bazı araştırmacılar, fobilerin oluşum mekanizmasının temelinde, korkuyu oluşturan duruma ve nesneye karşı kişinin olumsuz bir ön yargı taşıdığını savunur. Yani kişide fobi oluşmadan önce,  ona yol açan nesneye ya da ortama karşı zaten olumsuz düşünceler vardır. Kişi, ön yargı taşıdığı durum ve nesnelerle karşılaştığında da fobi gelişir. Örneğin, bir kişi hayatında hiç yılan görmemiş bile olsa o hayvanın zararlı olduğu ön yargısını taşıyabilir ve onu gördüğünde fobik bir tepki verebilir.

Fobi, deneysel çalışmalarda görülebilecek kadar kısa sürede gelişmez. Kuluçka ( inkübasyon ) süresi denilen ve bazen yıllar süren bir süreç sonrasında ortaya çıkar. Kişi, korkuyu oluşturan nesneye ya da ortama karşı giderek duyarlı hale gelir ve duyduğu endişe zamanla artar. Bu rahatsız edici unsurlardan kaçıldıkça duyulan endişe azalır. Kaçtıkça endişenin azaldığını gören beyin bu davranışı ödüllendirerek fobinin kalıcı hale gelmesine yol açar.

Fobi Çeşitleri Nelerdir? Fobiler Kaça Ayrılır?

Fobiler başlıca üç gruba ayrılır: Agrofobi, özgül fobi ve sosyal fobi .

Açık alan korkusu anlamına gelen agorafobi aslında geniş bir korku yelpazesini tanımlar. Agorafobisi olan kişiler, insanların toplu olarak bulunduğu sineme ve çarşı gibi kalabalık alanlarda bulunmaktan korkar. Asansör, otobüs, vapur, uçak, tünel ve köprü gibi yerlerde duyulan korkular agorafobi kapsamına girer. Kısaca agorafobi, kişinin kendini güvenli hissettiği yerin ( örneğin evinin ) dışına çıktığında duyduğu korkudur. Agorafobinin en çok yaşandığı mekanların başında büyük mağazalar ve alışveriş merkezleri gelr. Agorafobisi olanlar sinema, tiyatro gibi kalabalık ve kapalı yerlerde bulunmaktan kaçınır. Toplu taşıma araçlarına binmekten ve şehirlerarası yolculuk yapmaktan korkmak da agorafobidir.

Özgül, diğer adıyla basit fobi belirli bir nesneye veya olaya karşı duyulan korkudur. Hayvan, karanlık, kapalı yer, yükseklik, asansör, dişçi ve kan korkusu özgül fobilerin en sık görülen türleridir. Özgül fobiler kadınlarda daha sık görülür.

Sosyal fobi ise sosyal davranışların ( yabancı bir ortamda tanımadığı insanlarla karşılaşmak, başkalarının önünde konuşmak veya yemek yemek vs. ) ve bir işi yerine getirmenin kişide yol açtığı belirgin ve sürekli korku olarak tanımlanır. Sosyal fobisi olan kişi, başka insanların da bulunduğu ortamda herhangi bir eylem yaparken küçük düşme korkusu taşır. Herhangi bir topluluğun içinde tüm bakışları üzerinde hisseder ve yanlış bir şey yapıp eleştirileceğini düşünür.

İnsanların Sahip Olduğu En Garip Fobiler Nelerdir?

Bu fobi grupları içinde toplam 65 bin civarında fobi tanımlanmıştır. Bunların arasında insanların sahip olduğu ama pek duymadığımız garip fobiler de bulunur. İşte bunlardan bazıları:

Yıkanma Korkusu ( Ablutofobi ) : Bu fobinin temelinde su korkusu vardır. Kişi hiçbir şekilde suya yaklaşamaz, suyun içinde boğulacağına inanır. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülür.

Kel Olma veya Kel insanların Arasında Kalma Korkusu ( Peladofobi ) : Aslında hangimiz kel kalmaktan korkmuyoruz ki! Ama tabi buradaki durum biraz daha sancılıdır. Yani bu fobiye sahip kişilr için bu korkunç bir durumdur. Çünkü bu kişiler kel bir kişi gördüklerinde panik atak geçirmeye başlarlar.

Oyuncak Bebeklerden Korkmak ( Pediophobia ) : Bu fobiye sahip kişiler tüm oyuncak bebeklerden korkarlar. Ayrıca en çok korktukları şeyler arasında vitrin mankenleri ve robot oyuncaklar da vardır. Bu fobinin derinine inildiğinde nedeninin cansız varlıkların canlanmasından korkmak olduğu düşünülür.

Aynalardan Korkmak ( Eisoptrophobia ) : Bu fobiye sahip olanlar aynalardan uzak dururlar. Çünkü aynaya baktıklarında, ruhlar alemiyle bağlantıya gireceklerini düşünüp korkarlar. Ayrıca aynanın uğursuzluk getireceğine de inanırlar.

Karşıdan Karşıya Geçme Fobisi ( Agyropobia ) : Büyük şehirlerde yaşayan insanlar için yaşamı oldukça zorlaştıran bir fobidir. Çünkü bu fobiye sahip olan kişiler cadde ve sokaklarda karşıdan karşıya geçmekten çok korkarlar. Buradaki korkunun ana kaynağı yolun kendisidir.

Çalışmaktan Korkmak ( Ergasiophobia ) : Bu fobi çalışmaktan aşırı derecede korkmak anlamına gelir. Genellikle akıl sağlında problemler yaşayan kişilerde görülür. Kronik depresyon yaşayanlarda da sıklıkla rastlanır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here