PAYLAŞ

İnternette Reklam Verenler Aklınızdan Geçenleri Nasıl Okuyor?

İnternet kullanan herkes, ‘’ dejavu ‘’ hissini iyi bilir. Aşina olduğunuz şeyleri gösteren reklamlara bakarken kendinizi daha önce hiç ziyaret etmediğiniz bir internet sitesinden bulursunuz: Satın aldığınız bir çift ayakkabı, sayfasına baktığınız ama rezervasyon yaptırmadığınız bir otel gibi. Reklamcılar medyum mu yoka sürekli sizi mi gözetliyor?

Teknoloji aracılığıyla reklamlar artık daha isabetli hedefler almaya başladı. İnsanlar internette vakit geçirdikçe, internet siteleriyle, e-posta hizmeti sağlayıcılarıyla ve sosyal ağlarla paylaştıkları bilgiler arttı. Google, insanların arama yaptıkları konulara dair reklam vermeyi sağlayan ve başkalarının sahip olduğu internet sitelerindeki hedef odaklı reklamları kolaylaştıran büyük bir işletmeye dönüştü. Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar, kişilerin internetteki hareketlerini izliyor ve reklam verenlerin kişiye özel reklamlarla kullanıcılarına ulaşmasını sağlıyor. Binlerce firma kişilerin nereden alışveriş yaptığını, internet üzerinden neler satın aldığını takip ederek onlar hakkında meslekleri ve gelirleri gibi diğer bilgilere ulaşıyor. Bunun gibi bir yöntemi de internet sitelerine kullanıcıların kimliğini ( isim değil özgün bir kimlik olarak ) belirleme olağanı sağlayan ve web tarayıcılarında depolanan ufak bilgi parçacıkları yani ‘’ çerezler ‘’. Firmalar bu sayede kişilerin ne tür yazılar okuduğunu, nerelerden alışveriş yaptığını, bulundukları yeri ve diğer detayları öğrenip tüketici profili oluşturabiliyor.

Ayrıca reklam verenlerin, konuyla ilgilenme olasılığı en yüksek kitleye ulaşmasını sağlıyor. Bu da internet kullanıcılarının neden sıkça ‘’ dejavu ‘’ hissi yaşadığını açıklıyor. Örneğin reklam verenler, sadece daha önce alışveriş yaptıkları bir internet sitesine girip ‘’ satın al ’’ butonuna tıklamadan siteden ayrılan kişilere reklam yapabiliyor. Sektörel dilde buna ‘’ tekrar hedefleme ‘’ deniyor. Reklam verenler, kullanıcıların çerez kimliklerini biliyor ya da bu bilgiyi başka firmalardan satın alabiliyor, sonra da sadece bu kullanıcılara yönelik reklam faaliyetlerinde bulunuyor. Bu iş ‘’ gerçek zamanlı ihale ‘’ adı verilen otomatik bir sürece dönüştü. Reklamın yerleştirildiği internet sitesinin kullanıcı hakkında bilgi toplaması gerekiyor. Reklam değiş tokuşunun yürütüleceği ve reklamcıların sunacakları tekliflere karar verdikleri internet siteleri, geçmişte ürünlerine ilgi göstermiş bir kullanıcı ile karşılaştıklarında daha fazla teklif sunuyorlar. Tüm bu süreç bir anda gerçekleşiyor ve işte bu reklamların aklınızı nasıl okuduğunuzu ve sizi nasıl takip ettiğini açıklıyor.

Zekice ( ve aynı zamanda ürkütücü ) olmasına karşın, internet reklamcılığı teknolojisi giderek karmaşıklaşıyor. Belli kullanıcılara erişim sağlanmasının yanı sıra reklam verenlere, reklamlarını daha faydalı sunma olanağı tanıyor. Örneğin bir kullanıcı, bir araba firmasının internet sitesini ziyaret edip belli bir model arabaya bakmışsa, reklam veren de reklama o arabanın görselini koyabiliyor. Bir giyim firması internet sitesine, kış mevsiminde New York’taki kullanıcılarına hitaben kalın palto görselleri koyarken, Hawaii’dekilerin sandalet görseli görmelerini sağlayabiliyor. Reklam verenler, reklamlarının ne zaman görüntüleneceğini ve hangi yollarla yayınlanacağı konusunda artık daha fazla güç sahibi. Ne tür bir cihaz ya da işletim sistemi kullandıklarını bilerek tüketicilerin gelir seviyesini de tahmin edebiliyor. Apple marka bilgisayar kullananların zengin olma eğilimleri PC kullananlardan daha fazla. Reklamcılık henüz bir bilim dalı değil ama öneminin gitgide arttığı söylenebilir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here