PAYLAŞ

Jean-Paul Sartre Kimdir ?

Sadece düşünceleriyle değil,yaşama biçimiyle de 20, yüzyılın en önde gelen aydın-düşünürlerinden biri olan Sartre ‘’çalışma odasına kapanıp çalışan filozof’’ kavramını bir kenara atmış ve her zaman kalabalıkların içinde ve önünde yer almıştır.

Jean-Paul Sartre Hayatı

Fransız felsefesinin ve edebiyatının en önemli adlarından Jean-Paul Sartre (okunuşu: Jan Pol Sartır) 21 Haziran 1905’te Paris’te doğdu.Babası o küçük yaşta iken öldü ve annesi de ailesinin yanına döndü.Sartre La Rochelle Lisesi’ne devam etti,ama olgunluk sınavını Louis Le Grand Lisesi’nde verdi.Eğitimini Ecole Normale Superieure’de,İsviçre’deki Fribourg Üniversitesi’nde ve Berlin’deki Fransız Enstitüsü’nde sürdürdü.

jean paul sartre eserleri

1929 yılında Simone de Beauvoir’le tanıştı.Çeşitli liselerde öğretmenlik yaptı.II.Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından hapse atıldı ve hapisten çıktıktan sonra Direniş Hareketi’ne katıldı.’’Sinekler’’ adlı tiyatro oyunu onun Direniş Hareketi’nde olduğunu bilmeyen Almanların izniyle oynandı.(1943).Aynı durum,’’Varlık ve Hiçlik’’ adlı oyununda da meydana geldi (1943).Oyunlarının her ikisi de baslı karşıtıdır;’’Varlık ve Hiçlik’’ te Sartre ilk kendi felsefesini ortaya koydu.

1945 yılında öğretmenliği bırakarak Modern Zamanlar adlı edebipolitik dergiyi kurdu.Kitaplarının çoğunda edebi ve politik sorunları işledi.Savaş sonrası dönemde özellikle politik etkinlikleriyle öne çıkan Sartre,eleştirilerini saklamasa da SSCB’ye destek veriyor,Fransa’nın Cezayir’e karşı yürüttüğü savaşa karşı çıkanların başında geliyordu.Modern Zamanlar sömürgelerdeki savaşlara karşı 1953’ten başlayıp,1957’de yoğunlaşan bir savaş yürüttü.’’121’lerin Bildirgesi’’ni imzaladı.1961-62 yılındaki büyük gösterilere katıldı.1964 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü reddetti;böylesi bir ödülün yapıtlarının bütünlüğünü zedeleyeceğini düşünüyordu.1966-67 yılları arasında Vietnam Savaşı’nda meydana gelen katliamları sorgulamak üzere kurulmuş olan Russell Mahkemesi’nin de başkanlığını yaptı.

1968 yılında,Sovyetler’in Prag’a müdahalesinin ve Fransa’daki öğrenci hareketlerinin üzerine,Sovyet sosyalizmini ve kendi klasik aydın tutumunu sorgulamaya girişti.1973 yılında Liberation’u kurdu.1974 yılında gözleri büyük oranda görmez oldu,bu nedenle etkinliklerini yavaşlatarakdaha çok Doğu ülkeleri üzerindeki baskıların sana erdirilmesi,insan haklarının korunması gibi konularda çalışmaya başladı.

jean paul sartre hayatı

Siyasal etkinlikleri yazar tarafını bazen maskelemiş olmasına karşın,Sartre son derece düzenli bir zihinsel çalışma yürüterek,gününün altı saatini yazmaya verdi.Edebi nesne Sartre’a göre ‘’ Yalnızca hareket halindeyken varolan bir topaçtır.Onu ortaya çıkarmak için,adına ‘okumak’ denen somut bir eyleme ihtiyaç vardır.’’ Yazmak okurun özgürlüğüne çağrıda bulunmaktadır.Sartre 15 Nisan 1980’de Paris’te öldü.

Jean-Paul Sartre’nin Önemli Eserleri

  • Bulantı (1938)
  • Duvar (1939)
  • Sinekler (1943)
  • Varlık ve Hiçlik (1943)
  • Mantık Çağı (1945)
  • Aziz Genet (1952)
  • Sözcükler (1964)
  • Gerçek ve Varlık (1989) sayılabilir.Bunun yanı sıra,yayımlanmış ya da bitirilemeyerek yayınlanmamış birçok yapıtı vardır.

Sartre varoluşçuluun iyimser bir felsefe olduğunu söyler;çünkü tüm insanlar birbirinin aynıdır.Bir kahraman ya da bir alçak olmak tamamiyle onların elindedir.İnsan önceden tanımlanmamıştır;ne bir kahraman olarak doğar,ne de bir alçak.Ama aynı felsefeye göre,insan varlığının durumuna da güvenmemelidir,çünkü o halde kalacağının hiçbir güvencesi yoktur.Özet olarak,Sartre insanın tek yazgısının,elinden geldiğince ‘’bağımlı’’ olmak olduğunu söyler.Bu da,kendini bütünün içinde düşünebilmekten geçer.

Diyalektik Aklın Eleştirisi’nde Sartre,varoluşçulukta Marksizmi karşılaştırarak değerlendirdi ve Marksizmin ‘’çağımızın aşılmaz bir felsefi ufku olduğu’’ saptamasını yaptı.Bir Descartes ve Locke dönemi,bir Kant ve Hegel dönemi ve son olarak bir Marx dönemi söz konusudur Sartre’a göre.Bu temsilcilerin hepsi,bütün bir kültürün tarihsel ufkunu temsil ederler ve Marx bunların en yetkinlemiş halidir.Tarihsel bir perspektif olarak Marksizmi kesin bir şekilde önerir ve ‘’insanlık tarihinin tek geçerli yorumu’nun Maksizm ya da Diyalektik Materyalizm olduğunu söyler.Sartre ‘’Hiç olmazsa zamanımız için,Marksizm aşılamazdır’’ demiştir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here