PAYLAŞ

Nedensellik Nedir? Tanımı ve Örneklerle Açıklanması

Neden ile sonuç arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu ilişki farklı varlık alanları için değişiklik gösterir mi? Nedensellik bir fikir veya ideadan ibaret midir, yoksa varlığın kendisinde de var mıdır? Bu problem, Gazali’den Hume’a değin birçok filozofun zihnini meşgul etmiştir. Gazali ve Hume’a göre neden-sonuç arasındaki ilişki zorunlu değil, olumsaldır. Örneğin, ateş ile ısınma arasında zorunlu bir ilişki değil, olumsal bir ilişki söz konusudur. Gazali bu düşüncesiyle İslam’daki mucize inancının mantıksal ve felsefi temellendirmesini yapmaya çalışmıştır. Eğer bir doğa olayıyla onun nedeni arasında zorunlu değil, olumsal bir ilişki varsa, doğa yasasının ihlali anlamına gelen mucizenin en azından mantıksal olarak gerçekleşeceğinin savunulması yapılmış olacaktı. Gazali’nin amacı ne olursa olsun, onun nedensellik konusundaki kuşkuculuğunun felsefe tarihinde önemli bir yeri vardır. Gazali ile Hume’un nedensellik konusundaki kuşkuculukları birbirine oldukça yakındır.

Gazali ve Hume’un nedensellik konusundaki görüşleri şu beş temel noktada örtüşür:

  1. Nedensellik bir alışkanlığa dayanır.
  2. Bu alışkanlık nesnelerin veya olayların art arda gelmesi sonucu oluşur.
  3. Bu art arda gelme süreklilik ya da tekrarlılık gerektirir.
  4. Nedensel ilişki objelerin kendisinden değil zihinde meydana gelen bir ilişkidir.
  5. Nedensel bağ zorunlu ( vacip ) değil olumsaldır ( mümkün )

Gazali Filozofların Tutarsızlığı adlı eserinde doğanın devam eden düzeninde alışkanlık sonucu olarak neden ile sonuç arasında var olduğuna inanılan ilişkinin zorunlu olmadığını savunur. Bunlardan birini, yani nedeni veya sonucu, kabul etmek veya reddetmek zorunlu olarak ötekini de kabul etmeyi veya reddetmeyi gerektirmez.

‘’ O halde, iki şeyden birinin varlığı veya yokluğu, ötekinin varlığını ya da yokluğunu zorunlu kılmaz. Mesela su içmek ile suya kanmak, yemek ile doymak, ateşe dokunmak ile yanmak. Güneş’in doğmasıyla aydınlık, boynunu kesmek ile ölmek, ilaç içmek ile iyileşmek ve müshil ile ishal olmak arasındaki ilişkide bir zorunluluk yoktur. Nihayet bu örnekler tıpta, astronomide, sanat, zanaat ve gözleme dayalı diğer bütün ilişkilerde böylece sürüp gider.’’

Ona göre ateşe dokunan pamuğun yanmaması veya ateşe dokunmadan yanması mümkündür. Ateşe tutulan pamuğun yanma nedeninin ateş, doymanın ekmek, sağlığın ilaç olduğunu gözleriz. Bu gözlem bize yanmanın ateşle birlikte olduğunu verir ama, Gazali’ye göre, yanmanın ateşten başka bir nedeninin olmadığını göstermez. Bizim zorunlu ilişki diye anladığımız ilişki nesnelerin kendisinde değil insan zihninin kendisindedir: ‘’ Olayların bu şekilde art arda sürüp gitmesi, bunların geçmişte ki oluş tarzından sapma göstermeden meydana geleceği zihnimizde iyice yer etmiştir.’’

Tıpkı Gazali gibi, Hume da nedensellik kavramının nesnelerin birbirlerini art arda izlemesinin  gözlenmesiyle bir alışkanlık sonucu ortaya çıktığını savunur. Hume bu konuda şöyle der;

‘’ Birçok tek biçimli örnek ortaya çıktığında, ve aynı obje her zaman aynı olgu tarafından izlendiğinde, neden ve bağlantı kavramlarını edinmeye başlarız. Sonrasında yeni bir kanı ve izlenim, yani düşüncede ya da hayal gücünde bir obje ile onun olağan eşleneği arasında adet niteliğinde olan bir bağ hissederiz ve bu kanı bizim aradığımız fikrin kaynadığıdır.’’

Buradaki esas sorunun sahip olduğumuz bilgilerin zorunlu doğru mu, yoksa olumsal bir doğru mu oluğ olmadığıyla ilgilidir. Bu konu önemlidir çünkü zorunlu doğru ve olumsal doğru ayırımının metafizikte önemli bir yeri vardır. Farabi, İbn-i Sina gibi İslam filozoflarıyla Alman filozofu Leibniz’e göre Tanrı, ‘’ varlığı zorunlu olan ‘’dır. O’nun var olmaması düşünülemez. Düşünülse bile böyle bir düşünce çelişiklik yaratır. Diğer varlıkların varlığı ise olumsaldır. Yani onların var olması veya var olmaması hiçbir mantıksal çelişki yaratmaz. Bu filozoflara göre, örneğin bir taşın veya bitkinin var olmaması düşünülebilir ama, Tanrı’nın var olmaması düşünülemez.

Görüldüğü gibi, nedensellik konusu metafiziksel bir konudur ve ona ilişkin her farklı düşüncenin farklı metafiziksel sonuçları vardır. Varlık felsefesinin ve metafiziğin felsefi bilginin temelinde yer almasının doğurduğu etki ve sonuçları nedensellik konusunda da bir kez daha görmüş oluyoruz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here