PAYLAŞ

Normandiya Çıkartması ( D-Day ) Nedir?  Ne Zaman ve Kimler Tarafından Yapılmıştır?

Tarihin en büyük deniz harekatı olarak kayıtlara geçen Normandiya Çıkartması’nın gerçekleştiği 6 Haziran 1944, Avrupalıların Nazilerden kurtuluşu yönünde atılmış en büyük adımdı. Bu adım aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa cephesinde bittiği anlamına da geliyordu. Her yıl yıldönümü kutlanan ve yakın tarih anlatımında belki de kendisine en çok referans yapılan bu tarih, Avrupa ile Amerika arasındaki ‘’ kurban-kahraman ‘’ yaklaşımının da başlangıcı olmuştu. Özetle, Amerika, bu tarihte Avrupa’yı Nazilerden kurtarmıştı ve yeri geldiği zaman da bunu yüzlerine vurmaktan hiçbir zaman geri durmayacaktı.

Tarihe D-Day ( Karar Günü manasına gelen Decision Day’dan hareketle ) olarak geçen operasyonun amacı, Amerikan ve İngiliz birliklerinin, Fransa’nın Normandiya kıyılarından yaptığı çıkartmayla Avrupa’yı Nazi işgalinden kurtarmaktı. Her ne kadar operasyon aylar öncesinden Almanlar tarafından öğrenilmiş olsa bile Müttefikler, Avrupa’nın kuzeyinden bir saldırı düzenlemeyi göze alacak kadar asker ve malzeme toplamışlardı. Milyonlarca Amerikalı, eğitilmiş, silahlandırılmış ve savaş ile servis birliklerine katılmıştı. Amerikan sanayisi, 1943 yılında üretimde savaş dönemindeki zirvesine ulaşmıştı. Çıkarma gemisi üretiminde yetersizlik olsa bile üretim sorunlarının büyük bir kısmı çözülmüştü. Amerikan silah fabrikalarından çıkan malzemeler, dünyanın her tarafında Mihver ülkeleri ile savaşan askerlere ulaşıyordu.

1944 yılı Haziran aynın ilk günlerinde Amerika Birleşik Devletleri ve Büyük Britanya, İngiliz adalarında o zamana kadar hem karadan, hem de denizden yapılacak bir saldırıyı gerçekleştirmeye yetecek sayıda asker ve malzemeyi toplamayı başarmıştı. Almanya’nın stratejik bir şekilde bombalanmasıyla zirve noktasına yaklaşılıyordu. 1943 yılı yaz sonuna doğru Müttefiklerin bombardıman uçakları, gece gündüz durmaksızın Alman sanayisini ve iletişim tesislerini bombalıyordu. İngiliz uçakları gece, Amerikan uçakları ise gündüz bombalayarak Almanya’ya nefes aldırmıyordu. Öyle ki çıkartmadan kısa bir süre önce aynı anda bin ağır bombardıman uçağının Almanya’yı bombardımana tuttuğu oluyordu.

Amerikan ve İngiliz strateji uzmanları uzun bir çalışmadan sonra Cherbourg Yarımadası’nın doğusundaki Normandiya kıyılarına çıkartma yapmaya karar verdi. Çıkartmanın ilk başlardaki amacı Cherbourg’da ve İngiltere’nin Brest kıyılarında açık deniz limanı oluşturmaktı.

D-Day’dan 3 ay önce, çıkartmayı kolaylaştırmak ve düşmanın rezervlerini değiştirme kabiliyetini zayıflatmak için stratejik bir hava saldırısı düzenlendi. Alman işgali altındaki Fransa ve Belçika’daki demiryolları imha edildi. Fransa’nın kuzeydoğusundaki köprüler yıkıldı ve çıkartmanın yapılacağı sahilden 130 mil kadar içeriye uzanan bölge hava bombardımanı ile yumuşatıldı. Bu arada 1944 yılının ilk başlarında Müttefiklerin stratejik bombalama kampanyası, Almanların hava gücünü öylesine kırmıştı ki, Doğu Avrupa’da hava üstünlüğü Müttefiklerin eline  geçmişti. Almanlar  Fransa üzeinden bir çıkartma bekliyor ama yerini kestiremiyorlardı. Zira müttefikler, çıkartmanın daha kuzeydeki Pes de Calais’e yapılacağını dair Almanları aldatmaya yönelik taktik saldırılar ve hazırlıklar yapıyordu. Bunlar işe yaradı da. Almanlar, Pas de Calais’i göz önünde tutarak cephane ve askerlerinin büyük bir kısmını Paris yakınlarına konuşlandırdı.

Müttefikleri karşılayacak Alman ordusu, Mareşal En Rommel’in komutası altındaydı. Doğu Avrupa’daki bütün Alman kuvvetlerinin komutanı Mareşal Von Rundstedt ise Fransa ve diğer ülkelerdeki yaklaşık 50 piyade ve 10 panzer tümenine komuta ediyordu.

Tarihin En Büyük Deniz Operasyonu Başlıyor

Olumsuz hava raporlarına rağmen müttefik birliklerinin komutanı General Eisenhower, 6 Haziran 1944 günü saldırının başlamasına karar verdi. Sabaha karşı 02:00 sularında bir İngiliz ve iki Amerikan hava tümeni, denizden gelecek kuvvetlerin sahilden çıkışına koruma sağlamak için kıyı şeridinin gerisine indirildi. Denizden ve havadan gerçekleştirilen sıkı bir bombardımanın ardından çıkartma birlikleri sabah 06:30 sularında çıkartma gemilerinden yağmur gibi karaya boşalmaya başladı. Utah, Omaha, Gold, June ve Sword kod isimleri verilen noktalardan kıyılara akmaya başlayan Müttefikler, özellikle Omaha’da kendilerini bekleyen Alman ağır makinelerinin direnişi ile karşılaştı. Sahilin sol tarafına çıkartma yapan İngiliz kuvvetleri ile sağ tarafına çıkartma yapan Amerikan birlikleriyse nispeten daha kolay ilerliyorlardı. Yine de ilk günün gecesinde, 3 İngiliz, 1 Kanadalı ve 3 Amerikan piyade bölüğü ve buna ek olarak 3 hava indirme birliği, Hitler’in Avrupa Kalesi’ne ciddi bir adım atmışlardı.

Amerikan ve İngiliz güçleri kısa sürede birleşti. Müttefikler teçhizatlarını ve ikmallerini tamamlamaya çalışırken, Amerikan ve İngiliz savaş uçakları ile Fransız direnişine ait gerillalar, Alman güçlerinin ilerlemesini durdurdu. Karada ise Müttefik askerleri, Cherbourg’u kuşattılar. 26 Haziran 1944’te yoğun çatışmalardan sonra Amerikalıların eline geçen Cherbourg ile Müttefikler büyük bir engeli aşmış oluyordu. Derin bir liman olan Cherbourg, Amerika ve İngiltere’den gelen mühimmatın Avrupa içlerine aktarılması için mükemmel bir dağıtım kanalı işlevi görüyordu. Bu arada Almanlar toparlanarak Müttefikleri geri püskürtmeye çalışsa da, koodinesizlik ve mühimmat eksikliği, saldırılarını saman alevi olmaktan kurtaramıyordu. Bu esnada Amerikalıların efsane komutanı General Patton da Normandiya’da boy göstermişti.

Müttefikler, Nazilerin belini kırmak için tüm kozlarını masaya sürüyordu. 7 Mart’ta Remagen Köprüsü’nü ele geçirerek, planladıklarından daha hızlı bir şekilde Ren Nehri’ni geçtiler. Büyük bir ateş gücüne sahip ağır mekanize birlikler, artık Almanya’nın içlerine, damarlardan akan kan gibi yayılmaya başlamıştı. Patton, 29 Mart 1945’te Frankfurt kapılarına dayandı ve 12 Nisan’da Amerikan 9, Ordusu, Magdeburg yakınlarından Elbe Nehri’ni geçti. Müttefiklerin attığı mermiler, artık 80 km uzaklıktaki, Hitler’in son kalesi Berlin’den duyuluyordu. Bu arada diğer istikametten de Rus Kızıl Ordusu Berlin’e doğru ilerliyordu. Kısa sürede hem Amerikalılar, hem de Ruslar, Berlin’e girdi.

30 Nisan 1945’te Hitler’in şakağına dayadığı silah, hem kendisi, hem de dünya savaşı için yolun sonuna gelindiğine işaret ediyordu.

7 Mayıs 1945 günü General Jodl, Almanya adına teslim belgesi imzaladı. Hitler’in imparatorluğu dizlerinin üzerine çökmüş, Avrupa’daki Nazi işgali sona ermiş, Almanya açısından İkinci Dünya Savaşı bimişti. Artık müttefikler, atom bombası ile dize getirecekleri Japonya ile baş başa kalmıştı.

Normandiya Çıkartması’nın Sonuçları Nelerdir?

Normandiya Çıkartması’nın ilk safhasında 30 bini havacı olmak üzere 156 bin müttefik askeri Fransa kıyılarına adım atmış, bunların 2 bin 500’ü ilk günkü çarpışmalarda ölmüş, 7 bin 500’ü de yaralanmıştı. Takip eden altı ayda operasyon çerçevesinde Fransa’ya çıkacak olan müttefik askerlerinin sayısı 3,5 milyonu bulmuştu. Çıkartmanın ilk 24 saati tamamlanmadan, Alman mevzilerine atılan bombaların hacmi 20 bin tonu bulmuş, Normandiya cehenneme dönmüştü.

Çıkartma günü Almanların verdiği kayıp ise 4 ile 9 bin arasındaydı. Çıkartma bittiğinde Müttefiklerin kaybı 209 bin ( 83 bin 45 İngiliz, Kanada ve Polonya askeri, 125 bin 847 Amerikan), Almanlarınki ise 200 bin civarındaydı. Aynı zamanda 200 bin kadar Alman askeri de esir alınmıştı. Haziran 1944’te Müttefiklerin 24 savaş gemisi ve 35 destek gemisi batmış, 120’si ağır hasar almıştı. Sadece Falaise Pcket’da Ağustos 1944’te yaşanan çarpışmalarda 90 bin Alman askeri ölmüştü. Müttefikler çarpışmalarda 2 bin savaş uçağını kaybetti. Aynı zamanda çoğunluğu müttefik bombardımanında olmak üzere 15-20 bin civarında Fransız sivilin öldüğü tahmin ediliyor. Bugün Normandiya’da 27 anıt mezar bulunuyor.

Çıkartma, Faşizmi yıktı, Komünizmin Yayılmasını Önledi

Sovyetler’in daha sonra Doğu Avrupa’da kuracağı egemenliği göz önüne alındığında eğer Normandiya Çıkartması yapılmamış olmasaydı, Kuzey ve Batı Avrupa tamamen komünist güçlerin işgali altına girebilirdi. Ya da Hitler, Doğu Cephesine daha fazla asker gönderebilir ve Rusların, savaş öncesi sınırların ötesine geçmesini önleyebilir veya erteleyebilirdi. Bunların hepsi tarihe yönelik beyin jimnastiği olsa da, bir şey gerçekti: Amerika’nın önderlik ettiği Normandiya Çıkartması ile Avrupa, Faşizmin pençesine düşmekten kurtulmuştu. Amerika ile Avrupa arasındaki bu ‘’ kurtarıcı ‘’ ve ‘’kurtarılan ‘’ ilişkisinin yansımaları, özellikle dış politik gelişmeler söz konusu olduğunda, bugün bile devam etmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here