PAYLAŞ

Post-it ( Yapışkanlı Not Kağıdı ) Nedir ? Ne Zaman, Nerede ve Kim Tarafından İcat Edildi ?

Spencer F. Silver ( doğumu 1941) Arizona Eyalet Üniversitesi’nde kimya okuduktan sonra Colorado Üniversitesi’nde Organik kimya üzerine doktora yaptı ve 1966’da endüstri devi 3M’in merkezi araştırma laboratuvarında kıdemli kimyager olarak çalışmaya başladı. İlk olarak basınca duyarlı yapıştırıcıları araştıran beş kişilik bir ekibin başına atandı. Ekibin amacı yeni, süper güçlü bir endüstriyel yapıştırıcı geliştirmekti. Ancak Dr. Silver molekülleri polimerleştirmek için kullanılan tepken maddeden yanlışlıkla fazla ekledi. Sonuç tam olarak doktorun istediği gibi olmadı ama doktor bu deneyde daha önce görülmemiş başka bir şey fark etti. Silver farkında olmadan ‘’ yüksek yüzey yapışkanlığı’’ ve ‘’ düşük soyuntu ‘’özelliklerine sahip bir yapıştırıcıyı yaratmıştı.

Spencer Silver bütünüyle yeni bir yapıştırıcı türü geliştirmiş olduğunu hemen anladı ama bunun olası kullanım alanına ilişkin o sırada hiç kimse fikir sahibi değildi. Kuşkusuz bu kimsenin olmasını umut ettiği bir şey değildi, zira sökülebilecek kadar zayıf bir yapıştırıcı ekibin başarmaya çalıştığı şeyin tam tersiydi. Azmini yitirmeyen Silver deneylerine devam etti. Ancak üretebildiği tek şey iki kağıt parçasını bir arada tutabilecek kadar güçlü ama soyulabilecek kadar zayıf bir yapıştırıcıydı. Fakat bu madde defalarca yeniden kullanılabiliyordu ve Silver’a cazip gelen de bu oldu. Aradan yıllar geçmiş ama Silver hala yeni bir yapıştırıcısı için pratik bir kullanım amacı bulamamışlardı. 3M ürün geliştiricileri de fikri reddetti, zira onlar da ürün için potansiyel bir kullanım alanı bulamamıştı. Böylece Dr. Silver, çabalarının boşa gitmesine rağmen genç ve parlak dimağlardan birinin ‘’ yüksek düzey yapışkanlığı, düşük soyuntu ‘’ özellikli ürün için ticari bir kullanım alanı bulabileceği umuduyla şirkette bir dizi seminer vermeye başladı. Bu süreçte 3M’in koridorlarında ‘’ Bay Azimli ‘’ diye tanınmaya başladı ve iki uzun yıl boyunca herhangi birinin önerebildiği en iyi fikir, şirketin mesajlarını ilan tahtalarına raptiyeyle tutturmak yerine ürünü sprey olarak kullanarak yazmak oldu.

Bu çok güzel bir düşünceydi ama pek de uluslararası dağıtıma değecek bir fikir değildi. 3M’in üst yönetimi de fikri ilginç bulmakla birlikte ikna olmadı. Sonra bir gün 3M’in Yeni Ürün Geliştirme Bölümü’nde çalışan Art Fry ( doğumu 1931) mahallesinde golf sahasında ikinci deliğin başındayken bir meslektaşı ona Silver’in ‘’ ilgin yapıştırıcısı’’ndan söz etti. Yapışkanlı Bant Bölümü Laboratuvarı’nda çalışan Fry, Silver’in seminerlerinden birine katılıp merakını gidermeye karar verdi. Ancak o da kolayca sökülebilen yapışkanlı bir bant için pratik bir kullanım alanı düşünemiyordu. O zamanlar öyle bir ürüne talep yoktu. Böylece Fry bu fikri düşünmekten bir süre için vazgeçti, ta ki birçok mucidin ve ürün geliştiricilerin sadece hayal edebileceği bir ilham anına kadar.

Beş yıl sonra, bir Pazar sabahı, sıkıcı bir kilise ayini sırasında koro üyesi olan Art Fry, ayine ilgisini kaybetti ve onun yerine ilahi kitabının sayfalarını çevirirken kitap ayracının ikide bir düşüp durmasını nasıl önleyebileceğini düşünmeye başladı. Düşündükçe aklına Silver’in semineri geldi ve yapışkanlı, yeniden kullanılabilen bir ayraç fikrine ulaştı. Fry bu fikirden çok heyecanlanmıştı veertesi sabah doğruca Spencer Silver’in laboratuvarına gidip kullanılmamış yapıştırıcıdan biraz numune istedi. Birkaç deneyden sonra Art Fry koro provası sırasında yeni kitap ayracını test etti ama ayraç işe yaramakla birlikte yapıştırıcı kalıntıları sayfalara hafif hasarlar bıraktı. Ancak birkaç kez denedikten sonra Fry sayfalara yapışan ama çıkarıldığında iz bırakmayan bir ayraç yapmayı başardı. Ayrıca her ayraç birden fazla kez kullanılabiliyordu. Art Fry aradığı yenilikçi fikri bulmuştu. Vardığı sonuçları kağıda döktü ve 3M’in Geliştirme Kurulu’na sundu. Kurul üyeleri başlangıçta fikri beğendi ama Pazar araştırmasında satış tahminleri zayıf çıktı ve böylece yapışkanlı ayraç arka odadaki bir dolapta yapıştırıldığı yerde kaldı.

Aradan birkaç yıl daha geçti ve bir gün Art Fry yönetimcilerden birine yazdığı raporun ilk sayfasına ayraçlarından birini yapıştırıp üzerine bir soru sordu. Meslektaşı yanıtını aynı kağıt parçasına yazıp bu kağıdı başka bir rapora yapıştırdı. Fry aradığı yanıtı bulmuştu. Kolayca çıkan yapıştırıcı için bir kullanım şekli bulmuştu: yapışkan not kağıtları. Fry bitişikteki departmana koştu ve kağıt istedi. Ellerinde ona verebilecekleri tek kağıt kanarya sarısıydı ve böylece, sırf bu nedenden ötürü, yapışkanlı sarı not kağıtları doğdu. Fry’ın hazırlayıp şirkettekilere dağıttığı numuneler o kadar beğenildi ki sonradan anlattığına göre ‘’ yöneticiler bitenlerin yerine yenilerini istemek için diz boyu karda yürüyerek ona geliyordu. ‘’

1977’de 3M ürünü dört kentte ‘’ Bastır Çıkar ‘’ ticari ismi altında test etti ama ilk satış sonuçları pek umut verici değildi. Bununla birlikte 3M personelinin ürüne ilgisi hiç azalmadı. Ertesi yıl geliştiriciler mükerrer kullanılabilen yapışkan not kağıtlarının ne kadar kullanışlı olduğunu insanlar kendileri görsün diye Idaho eyaletinin Boise kentinde herkese ücretsiz örnek ürün dağıttılar: Kullanıcıların yüzde 95’i ürünü almaya niyetli olduğunu teyit etti. Bu, yeterli bir geriş dönüştü ve böylece 1980’de 3M nihayet yeni buluş ‘’ post-it ‘’ yapışkan not kağıtlarını piyasaya sürdü. Satışa sunulmasının ilk yılında ürün elli milyon adet satıldı.

İki yıl içinde post-it yapışkanlı not kağıtları ihtiyaç duyulan  bir ürün olarak piyasada sağlam bir yer edinmiş ve 3M sırf bu ürün için çalışan bir üretim hattı tahsis etmişti. Ürün kısa bir süre sonra okullarda, kütüphanelerde, evlerde, atölyelerde ve ofislerde vazgeçilmez hale geldi ve özgün kanarya sarısı hala en revaçtaki renk olmakla birlikte birçok şekilde, ölçüde, kokuda ve renkte post-it üretildi. Patentin süresi 1990 yılında dolduktan sonra birçok başka imalatçıyla rekabet etmek durumunda kalan 3M yine de hala her yıl yaklaşık 3,5 milyar dolar değerinde post-it satıyor. Dr. Spencer F. Silver ve Art Fry ise ‘’ icat kahramanı ‘’ oldular ve ikisi de 3M’in verdiği en yüksek onur ödülünü aldılar. Ayrıca sayısız uluslararası mühendislik ve icat ödülünün sahibi oldular. Sonraki yıllarda Spencer Silver şöyle bir yorumda bulundu: ‘’ Üzerinde çok düşünseydim o deneyi yapmayı hiç kalkışmazdım. Bilim tarihi bunu yapamazsın diye örnekler dolu. ‘’

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here