PAYLAŞ

Türkiye’deki Toprak Türleri ve Toprakların Sınıflandırılması Nasıldır ?

Topraklar, belli iklim özelliklerine göre, toprakları oluşum şartları ve toprak profilinin gösterdiği özelliklere göre sınıflandırılmaktadır. 1939 yılında yapılan sınıflandırmaya eski toprak sınıflandırılması, 1975 yılında yapılan sınıflandırmaya yeni toprak sınıflandırılması denilir.

Eski toprak sınıflandırılmasına göre; Türkiye’de Zonal, İntrazonal ve Azonal topraklar görülmektedir. Yeni sınıflandırmaya göre ise, dünya toprakları 10 ana sınıfa ( ordo ) ve bunlar da kendi içinde alt sınıflara ( alt ordo ), familya ve serilere ayrılır. Bunlar; Entisoller, inceptisoller, mollisoller, aridisoller, alfisoller, vertisoller, spodosolar, histosollar, ultisoller ve andisollerdir.

Zonal Topraklar Nedir ? Özellikleri Nelerdir ?

Daha ziyade düz ve hafif eğimli alanlarda oluşmuş, farklı horizonlar ve katlar gösteren topraklardır. Türkiye’de bulunan zonal topraklar dokuz aşt gruba ayrılmaktadır. Bunlar; kırmızı renkli Akdeniz ( Terra-rossa) toprakları, Kahverengi orman toprakları, Podsolümsü ve padsol topraklar, Sierozemler, Kahverengi bozkır toprakları, Kestane ve kırmızımsı kestane renkli topraklar, Kireçsiz kahverengi topraklar, Kırmızımsı kahverengi topraklar ve çernezyomlardır.

Kırmızı renkli Akdeniz toprakları; Marmara bölgesinin güney kesimi, Batı Anadolu’nun kıyı bölümlerinde ve Akdeniz bölgesinde görülür. Kireçtaşı, marn, kil, konglomera, peridotit-serpantin ve gnayslar üzerinde gelişmiştir. Bu toprakları adını veren kırmızı renk, toprağın üst kısmı olan A horizonunun renginden kaynaklanmaktadır. Düz ve hafif eğilimli alanlarda gelişen bu topraklar genellikle killidir.

Kahverengi orman toprakları; Karadeniz ve İç Anadolu’da 1200 m’den daha yüksek alanlarda, Trakya yarımadasında yer alan Yıldız dağlarında, İç Batı Anadolu ve Güneydoğu Toroslarda yaygındır. Bu topraklar daha ziyade A ve C horizondur. Orman örtüsünün altında geliştiği için toprağın üst katmanı organik madde bakımından oldukça zengindir ve üst katmanın rengi koyu kahverengidir.

Podsolümsü ve podsol topraklar; Doğu Karadeniz dağlarında, Bolu Aladağlar, Yıldız ve Uludağ’da görülmektedir. Nemli ve soğuk iklim şartları altında gelişmiştir. A horizonu fazla yağıştan dolayı yıkanmıştır. Yıkanmanın fazlalığından dolayı bu topraklar besin maddeleri bakımından fakirdirler.

Sierozemler; Konya ovasının doğu kesiminde görülür. Açık renkli olan bu topraklar, organik madde bakımından fakirdir.

Kahverengi bozkır toprakları; İç Anadolu bölgesinde, Doğu Anadolu’nun ovalarında görülmektedir. Kahve, koyu kahve ve arımsı kahverenginde olan bu topraklar üzerinde kuru tarım yapılmaktadır.

Kestane ve kırmızımsı kestane renkli topraklar; İç Anadolu bölgesinin platolarında, İç Batı Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesinde görülmektedir. Bu topraklar üzerinde tahıl tarımı yapılmaktadır.

Kireçsiz kahverengi topraklar; İç Anadolu bölgesinin kuzey ve doğu kesimlerinde, İç batı Anadolu’da kuru ormanlar altında gelişmiştirler. Ana materyal granit, şist ve andezitlerden oluşmuştur. Besin maddeleri bakımından fakirdiler.

Kırmızımsı kahverengi topraklar; Güneydoğu Anadolu bölgesinde geniş yer kaplarlar. Sıcaklığın fazla olmasından dolayı, toprak içinde demirin iyi oksitlenmesinin bir sonucu olarak kırmızı renk alırlar. Bu topraklar tahıl ekimi için elverişlidir.

Çernezyomlar; Erzurum-Kars dolaylarında, bazalt ve neojen karasal depolar üzerinde gelişmiştirler. Üst katmanda organik madde birikiminden dolayı, toprağın rengi koyu renklidir. Tahıl ekimine elverişlidir. Yüksek ot verimi sağlanır.

İntrazonal Topraklar Nedir ? Özellikleri Nelerdir ?

İntrazonal topraklar, aşınmanın devamlı olduğu dağlık alanlarda, dağların eteklerinde ve birikmenin hüküm sürdüğü alüvyal ovalarda görülür. Aşınmanın fazlalığından dolayı toprak horizonlar ğek gelişmemiştir. Ana materyal yüzeye çok yakındır. Bu nedenle ana materyalin genel karakterini taşırlar.

Kuzey Anadolu ve Toros dağlarında şeritler halinde kumlu ve çakıllı topraklar görülür. Doğu Anadolu’da Sarıkamış dolaylarında İç Anadolu’nun değişik kesimlerinde ve diğer dağlık kesimlerin eteklerinde kumlu topraklar hakimdir.

Kalsimorfik topraklar, kireçtaşı, marn gibi kireçli ana materyalin etkisinde gelişmiştirler. Rendzinalar ve vertisoller bu grupta yer alırlar. Vertisoller, killi kireçli depoların yaygın olduğu ovalık alanlarda ( Muş, Ergene, Van, Bursa, Menemen, Konya ve Bafra ) görülmektedir. Bu topraklarda yaz mevsiminde toprak yüzeyi kurumakta ve 1 m’ye varan çatlaklar oluşmaktadır. Kışın bu çatlaklar şişerek kapanmaktadır. Yazın çatlaklardan içe2ri doğru akan topraklar, kışın dışarı doğru yükselmektedir. Bu neden bu topraklarda dikey yönde dönme hareketi görülmektedir. Bu nedenle dönen toprak anlamına gelen vertisol adı verilmiştir. Tarıma elverişli değillerdir ve toprağın işlemesi çok zordur. Bu nedenle vertisol topraklara, Trakya’da karakepir, Bursa’da kepir ve Anadolu’nun değişik bölgelerinde ‘’ taş doğuran topraklar’’ denilmektedir.

Rendzinalar, killi-kireçli göl depolarının veya yumuşak kireç taşlarının yaygın olduğu kesimlerde görülür. İç Anadolu, Batı Anadolu ve Doğu Anadolu’da çok fazla geniş yer tutarlar. Üst toprağın hemen altında kireç birikmesi görülür. Tahıl tarıma elverişlidir. Toprak besin maddeleri bakımından zengin sayılmaktadır.

Halomorfik topraklar, deniz suyu etkisine maruz kalan bölgelerde ve taban su seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde geniş yer kaplarlar. Bu topraklar çeşitli klorür ve tuz içerirler. Bu toprakların alt grupları olarak, tuzlu topraklar ( Soloncaklar), Alkali topraklar ve tuzlu-alkali topraklar ( çorak topraklar) üç grupta toplanırlar. Tuzlu topraklar, en geniş şekliyle Konya ovasının alçak kısımlarında ve delta ovalarının denize yakın kısımlarında bulunmaktadır. Taban suyunun yüksek olması nedeniyle, tuz ve karbonatların birikimi oldukça fazladır. Soloncaklar, havanın nemini alır ve bu nedenle yaz mevsiminde bile yüzeyi ıslaktır ve tuzlu bir çamur halinde görünürler. Tarıma elverişli değildir ve sadece çok seyrek tuzlu arazide yetişen seyrek ot ve çalılar yetişebilmektedir. Aslım bataklığı çevresinde bulunmaktadır. Bu tip topraklar çok kuvvetli alkalen reaksiyon gösterirler. Beyaz renkli görünümde olan bu topraklar zehirleyici etki eden maddeler bulunmaktadır. Bu neden bu topraklar, üzerinde sadece cılız bitki örtüsü görülebilir. Tuzlu-alkali topraklar, Türkiye’nin değişik bölgelerinde görülür. Özellikle yaz mevsiminde su birikimi olabilen çukur alanlarda oluşmuştur. Su birikimi ve yaz döneminde sıcaklık ile birlikte buharlaşma ile birlikte toprak içindeki tuzlu-alkali maddeler, toprak yüzeyine çıkmaktadır. Tarıma elverişli değildir. Çok cılız tuzcul bitkiler yetişebilir.

 Hidromorfik ve organik topraklar, yıl boyunca devamlı su altında kalan kısımlarda ve yüksek dağlardaki çukur alanlarda gelişmiştir. Yüksek dağlardaki çukur alanlarda oluşan topraklar, yüksek dağ-çayır, turba veya organik topraklar olarak bilinir. Organik madde bakımından zengin olan bu topraklar üzerinde alpin çayırları yetişmektedir. Göl kenarlarında sulak alanlarda görülen turba veya organik topraklar, bitki artıklarının birikmesiyle oluşmaktadır. Amik ovası çevresinde, Köyceğiz, Abant gölleri çevresind eve Sultan sazlığı çevresinde geniş er kaplarlar.

Azonal Topraklar Nedir ? Özellikleri Nelerdir ?

Akarsu vadilerinin ve deltaların sürekli taşkına uğrayan kesimlerinde millenme ve aşınma nedeniyle horizonlaşma oluşmaz. Bu nedenle bu kesimlerde azonal toprak görülür. Azonal toprakların dört alt grubu vardır. Bunlar alüvyal topraklar, kolüvyal topraklar, regosoller ve litosoller ( taşlı topraklar )’dir.

Alüvyal topraklar, devalı taşkına uğrayan delta ve ovalarda görülür. Bu topraklar, verimli ve tarıma elverişlidir. Kolüvyal topraklar, dağların yamaçlarından taşınmış taş ve topraklar dağ eteklerinde birikerek depolar oluştururlar. Bu depoların üzerindeki topraklar kolüvyal topraklardır. Orman, bağ ve bahçe tarımı için elverişlidir. Regoseller, kumlu depoların üzerinde gelişmiştir. İç ve Doğu Anadolu bölgelerindeki kumlu depolar üzerinde çok gelişmiştir. Besin maddesi bakımından fakir olmasına rağmen, bağ ve patates tarımı için elverişlidir. Litosoller ( taşlı topraklar ), dağlık alanların eğimli yamaçlarında görülmektedir. Bünyesinde topraktan ziyade çakıllar bulunur. Bu  toprakların su tutma kapasiteleri ve besin maddeleri bakımından zayıftır. Bitki örtüsünden yoksundur. Tarıma elverişli değildir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here