PAYLAŞ

Türkiye’nin Yenilenen Enerji Kaynakları Nelerdir? Özellikleri Nelerdir ?

Türkiye’nin yaklaşık 128 milyar kWh/yıl civarında hidroelektrik potansiyeli vardır. Hidroelektrik enerji kaynaklarımızın yalnıza % 35’i değerlendirilmektedir. Bu düşük kapasite ile bile elektrik enerjisinin yaklaşık % 30-40’ı hidroelektrik santrallerinden karşılanmaktadır.

Jeotermal kaynak zenginliği açısından Türkiye, dünya sıralamasında 5. Sıradadır. Jeotermal enerjiden elde edilen elektrik üretimi içerisinde ise ülkemiz 14. Sırada, jeotermal enerjinin doğrudan kullanımında ise 7. Sıradadır. Mevcut durumda toplam potansiyelimizin ( 31,500 MW) ancak % 2,97’si kullanılmaktadır. MTA tarafından 140 jeotermal saha tespit edilmiş ve bunlardan beşinde jeotermal elektrik enerjisi üretimine uygun olduğu belirlenmiştir. Ülkenin jeotermal elektrik enerjisi potansiyeli 25 milyar kwh olarak hesaplanmıştır.

Ülkemiz 3,500 km kıyı şeridi, sürekli ve düzenli olarak rüzgar alan bölgeleri ile Avrupa2nın rüzgar enerjisi potansiyeli yüksek ülkeleri arasında yer almaktadır. Ancak ülkemiz bu potansiyeli de yeterince değerlendirememektedir. Ülkenin ekonomik olarak işletilebilir rüzgar enerjisi potansiyeli 15 milyar kwh olarak tespit edilmiştir.

Yıllık ortalama toplam güneşlenme süresi 2640 saat ( günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1,311 kwh/m2-yıl olan ülkemiz, güneş enerjisini potansiyeli bakımında  oldukça zengin bir ülkedir. Ancak bu kaynak da yeterince değerlendirilememektedir.

Ülke ayrıca güneşlenme süresinin çok fazla olmasından ötürü, güneş enerjisi potansiyeli bakımından çok zengindir. Güneş enerjisinden faydalanma yıl geçtikçe özellikle güney bölgelerinde yaygınlaşmaktadır. Türkiye, coğrafi konum olarak, güneş enerjisi kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Ülkenin toplam 1,049 trilyon kwh’lık güneş enerjisi potansiyeli vardır. Bu potansiyelin % 20’si yararlanabilir kabul edilirse, yaklaşık 200 trilyon kwh’lık enerji demektir.

Türkiye, jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisi alanlarında ciddi potansiyellere sahip olmakla birlikte, ne bu alanlara ne de biogaz, biokütle, dalga ve hidrojen enerjisindeki potansiyellerin değerlendirilmesine yönelik yeterli AR-GE ve yatırımlar yapılmamaktadır. Ülkemizin yenilebilir enerji kaynak potansiyeli, 34,730 MW hidroelektrik, 4,500 MW jeotermal, 88,000 MW rüzgar olmak üzere toplam 127,230 MW’dir.

Türkiye’nin biyogaz enerji rezervleri de oldukça fazladır. Bir büyükbaş hayvan yılda 3,6 ton, bir küçükbaş hayvan 0,7 ton, bir kümes hayvanı 0,022 ton yaş gübre üretmektedir. Bu değerlerden yola çıkarak, yılda bir ton sığır gübresinden 33 metreküp, bir koyun gübresinden 58 metreküp ve bir kümes hayvanı gübresinden ise 78 metreküp biyogaz üretilmektedir. Türkiye’nin mevcut hayvan varlığı göz önünde tutulursa, yıllık 1,67 milyar metreküp biyogaz rezervi bulunmaktadır. Öte yandan yakıt olarak kullanılan tezeğin ( yan hayvan gübresinin ), biyogaz enerjisi üretiminde kullanılması halinde yıllık 4 milyar kwh elektrik enerjisi üretilebilmektedir.

Hidrojen 1500’lü yıllarda keşfedilmiş, 1700’lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14,4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır. Güneş ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır. -252,77 derecede sıvı hale getirilebilir. Sıvı hidrojen hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700’ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir. 1 kg hidrojen 2,1 kg doğal gaz veya 2,8 kg petrolün sahip olduğu enerjiye sahiptir. Ancak birim enerji başına hacmi yüksektir. Hidrojen doğada serbest halde bulunmaz, bileşikler halinde bulunur. En çok bilinen bileşiği ise sudur. Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosferde atılan ürün sadece su veya su buharı olmaktadır. Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1,33 kat daha verimli bir yakıttır. Hidrojenden enerji elde edilmesi esnasında su buharı dışında çevreyi kirletici ve sera etkisini arttırıcı hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde üretimi söz konusu değildir. Hidrojen gazı farklı yöntemlerle elde edildiği gibi su, güneş enerjisi veya onun türevleri olarak kabul edilen rüzgar, dalga ve biyokütle ile de üretilebilmektedir. Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olup, çok sayıda akarsuyu bulunmaktadır. Gelecekte kullanılabilecek olan hidrojen enerjisi için Türkiye, zengin rezervler içermektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here