PAYLAŞ

Uzayda Hava Var Mıdır?

Mart 2016’da Büyük Britanyalılar, nadir görülen bir olayın, güneş fırtınaları sonucu ortaya çıkan ve Oxfordshire kadar güneyde bile görülen Kuzey Işıkları’nın keyfini çıkardı. Tamamen kuzeyde yer almayan Britanya için bu oldukça sıra dışı bir durumdu. Işıkları görmek isteyenler, İskandinavya ve İzlanda gibi daha kuzeydeki bölgelere gitmek zorunda kalıyor. Yeryüzü kaynaklı olmayan bu ışıklar, gökyüzü gözlemcileri kadar bilim insanlarının da ilgi alanına giriyor. Kuzey Işıkları, yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucunda ortaya çıkıyor. Bunlar ‘’ uzay havası ‘’ olarak bilinen alanın en bilindik örneğini oluşturuyor. Fakat burada bir kavram kargaşası var: Uzay bilindiği gibi bir boşluktan ibaret. Peki burada nasıl hava olabiliyor?

Uzay, özellikle de yıldızlar ve gezegenlerin çevresi, gezegen yüzeyleri ile karşılaştırıldığında boş görünüyor. Burada rüzgar, Güneş’ten gelen yüklü parçacıklar biçiminde görülüyor. Fırtınalar, yüklü parçacıkların uzaya saçılmasına yol açan büyük patlamalar olan güneş alevleri ve uzaya büyük kütlede plazma fırlatılmasına sebep olan taç küre kütle atımı şeklinde oluyor. Benzetmeyi daha da genişletecek olursak, burada yağmurlar, toz bulutları ve kaya parçaları şeklinde oluyor ve biz bunlara yeryüzünden meteor yağmuru olarak izliyoruz.

Neredeyse tüm geçmişi boyunca uzay havası esrarengiz, zaman zaman da konu dışında kalmış bir olgu oldu. Ancak insanoğlu uzay yolculuğu yapmaya başladığından beri, bilim insanları ve mühendisler uzay havasının etkilerini dikkate almaya başladı. Güneş patlamaları uydulara ve uzay gemilerine zarar verebiliyor. Japonya’nın Mars’a yolladığı keşif robotu Nozomi, 2002 yılında Güneş patlaması nedeniyle kısa devre yaptı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotlar, güneş alevlerinin yarattığı yüksek radyasyondan korunmak için özel odalarda duruyor. Ancak etkiler her zaman kötü yönde olmayabiliyor. 2005 yılında gerçekleşen büyük güneş patlaması, iyonize gaz yüklü bulut tarafından üretilen manyetik alanın zararlı kozmik ışınlarını Güneş Sistemi’nin dışına yönlendirerek, Dünya’nın yörüngesindeki radyasyon seviyesini düşürdü.

Uzay havası aynı zamanda yeryüzünü de etkileyebiliyor. Kuzey Işıkları’na neden olan yüklü parçacıklar, aynı zamanda radyasyon yayıyor. Bu, atmosfer kalınlığının yeterli derecede koruma sağladığı yeryüzü için endişe verici bir durum oluşturmuyor. Öte yandan, uçakların yol aldığı rakım seviyeleri bakımından sıkıntı yaratabiliyor. Büyük bir güneş alevine maruz kalmaları halinde, Avrupa’dan Amerika’ya doğru kutup ötesi uçuşların yönü değişebilir. Güneş patlamaları ayrıca rasyo yayınlarını ve GPS uydularının yaydığı sinyalleri engelleyen atmosfer tabakası iyonesferi parçalayabilir. 1989 yılında gerçekleşen jeomanyetik bir fırtına ( yeryüzünün manyetik alanında taç küre kütle atımının yol açtığı bir karışıklık ) Quebec’in elektirk şebekesindeki büyük bir elektrik akımı oluşmasına ve dokuz saat boyunca milyonlarca insanın elektrik kesintisi yaşamasına sebep oldu. Uzay havasının insan hayatını olumsuz etkileme olasılığı dünyevi sebeplerden daha az olsa bile yine de mümkün.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here