Ödemeler Dengesi Nedir ? Özellikleri Nelerdir ?

Yakın zamana kadar ekonomik haberler arasında en çok bekleneni ödemeler dengesi istatistikleri olmuştur. Bir ülkenin sağlığını değerlendirirken finansal ve ekonomik ilişkilerinin ayrıntıları, gayrisafi yurtiçi hasıla ile beraber en önemli veri kabul ediliyordu. Artık ödemeler dengesi konusunda eskisi kadar saplantılı olmasak da, bu veri hala ülkenin uluslararası ekonomik ilişkilerini anlamak için temel rehberdir.

Ödemeler dengesi bilançosu, ülkenin tüm ticari giriş çıkışlarını, farklı milletlerden ya da yabancı ülkelerde yaşayan/faaliyet gösteren hane ve şirketlerden para aktarımlarını içerdiği için oldukça önemlidir. Ödemeler dengesi bilançosu bi ülkenin borçlanarak mı büyüdüğünü (ki bu gelecek için sıkıntı biriktirmek anlamına gelebilir) yoksa ürün karşılığı diğer ülkelere borç mu verdiğini gösterir. Sonuçta, bir ülkeyi gelecekte refah mı yoksa ayakta kalabilmek için Uluslararası Para Fonu (IMF) desteğinin mi beklediğini anlatan önemli bir göstergedir.

Cari İşlemler ve Sermaye Hesapları

Ödemeler dengesi bilançosu iki ana kısımdan oluşur: cari işlemler ve sermaye hesapları

  • Cari İşlemler Hesabı : Bir ülkeye giren ve ülkeden çıkan ürün ve hizmet akışını gösterir. Görünür ticaret (fiziksel mallar) ve görünmez ticaret (hukuki danışmanlık, reklam, mimari proje gibi hizmetler için ödenen para) olarak ayrılır. Eğer bir ülke ihraç ettiğinden çok daha fazla mal ve hizmet ithal ediyorsa, büyük bir cari işlem açığı olacaktır. Amerika ve İngiltere 1980’lerden bu yana neredeyse her sene cari işlemler açığı vermiştir, çünkü dünyanın geri kalanına ihraç ettiklerinden fazlasını ithal ederler. Cari işlem fazlası olan ülkeler önemli ihracatçılardır: tarihsel olarak Almanya ile Japonya ve daha yakın zamanda Çin. Çin bugün dünyanın fabrikası olarak tanımlanır, çünkü dünyanın her yerine büyük miktarda mal gönderir. Yabancı yardım ve hibeler, yurtdışındaki işçilerin ailelerine yolladığı paralar gibi tek taraflı denizaşırı para transferleri de cari işlem hesabının içine girer.
  • Sermaye Hesabı : Bir ülkenin cari işlemler hesabında açık varsa, bu mecburen bşka bir yerde dengelenmelidir (böylece ödemeler dengesi sağlanır). Eğer Japonya, Amerika’ya milyonlarca dolarlık araba satıyorsa, elinde dolar birikecektir. Bunu ya Amerika’da yatırım yaparak ya da parayı Amerika’daki bankalara yatırarak harcaması gerekir. Bu yüzden mesela 1990’lar ve 2000’ler boyunca Amerika ve Batı ülkeleriyle ticaretinden fazlalık veren Çin, bu dolar birikimini kullanarak trilyonlar değerinde Amerikan yatırımı (devlet borcundan, şirket hisselerine kadar pek çok yatırım) satın aldı.

Zararsız Açıklar

Cari işlemler hesabındaki açık, ticari açıkla kol kola gider. Bir ülkenin kendini finanse etmek için diğer ülkelerden borç aldığını, tüketim hızının, talebi karşılayacak üretim kapasitesinin önüne geçtiğini gösterir. Bu, kulağa endişe verici gelse de, küçük boyutlarda kaldığı sürece gereklidir. Bir ülkenin makul düzeyde bir cari işlem açığına sahip olması tamamen sağlıklı bir durumdur.

1980’lerde ve 2000’lerin başında, Amerika’nın cari işlemler açığı hakkında epey konuşuldu. Bu açık, yurtiçi hasılanın yüzde 6’sı gibi rekor bir düzeye ulaşmıştı yani 750 milyar dolar değerine. İngiltere’de de benzer bir açık vardır.

Bazıları bu ülkelerin büyük çapta bir ödemeler dengesi krizine gireceğini düşündü. Ödemeler dengesi bilançosunun bir parçasının genelde cari işlemler hesabının diğeri tarafından finanse edilememesi durumunda böyle bir kriz yaşanır. Geçmişte bunun benzeri örnekleri 1990’ların sonundaki Asya finansal krizinde ve aynı zamanda Rusya’da görülmüştür. Bu ülkelerin büyük cari işlemler hesabı açığa vardı ve yatırımcılar büyük bir çöküşe doğru ilerlediklerini fark edince ruble ve baht cinsi hiçbir şey almamaya başladılar. Bu da, sermaye hesabının cari işlemler hesabı açığını daha fazla dengeleyememesi anlamına gelir. Bu tip durumlarda ciddi ve önüne geçilemez bir ekonomik kriz yaşanır.

Yine de bazı açıklar yıllarca güvenli bir biçimde sürdürülebilir. Bir ülkenin cari işlem açığı vermesi illa kriz geliyor anlamına gelmez ama genelde ülkenin para biriminin değer kaybetmesine sebep olur. Döviz kuru düştükçe, ülkenin ihracatı ucuzlar ve yabancılar için çekici hale gelir. Bu da ülkenin yurtdışı satışlarını arttırdığı için cari işlemler açıkları kaçınılmazdır. O halde, uluslararası dalgalı döviz kuru uygulanırken, cari işlemler hesaplarında açık verilmesi önlenemezdir, fakat bu açığın kendi kendini kapatabilmesi beklenir.

Açıklara Dikkat Etmek

Açıklar her zaman kendini kapatmaz. Tarihin belli dönemlerinde sabit döviz kuru sistemleri uygulanmıştır. Bunların arasında en ünlüsü, 19. Yüzyılda ve 20. Yüzyıl başlarında uygulanan Altın Standardı’dır. Bunu, 19452ten 1970’lere kadar uygulanan Bretton Woods sabit döviz kuru sistemi takip eder. Bu dönemlerde cari işlemler hesabında açık olan ülkeler ekonomilerini dengeleyebilmek için yavaşlamak zorunda kalmıştır. Politikacı ve iktisatçılar ödemeler dengesi istatistiklerini, ekonominin gidişatı hakkında doğru mu yanlış mı kehanette bulunduklarını anlamak için incelerler.

Sabit döviz kuru sistemlerine geri dönüş gibi bir hareket olması da, ülkelerin cari işlemler açıkları ve fazlalarını takip etmek ve ödemeler dengesinin yapısını anlamak gerekir. Bu tip istatistikler, ülkenin gelecek refahı için mihenk taşıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here