PAYLAŞ

Bilinmeyen Yönleriyle Mehmet Aykaç Kimdir ?

Sil Baştan dizisinde hayat verdiği ‘’Mete’’ karakteriyle dikkat çeken Mehmet Aykaç aslında ilk olarak ‘’O Ses Türkiye’’ ile tanındı. Son zamanlarda ise Kırgın Çiçekler dizisiyle karşımıza çıkan Mehmet Aykaç’ın bilinmeyen yönlerini bu yazımızda bulabilirsiniz.

1992 yılında doğan Mehmet Aykaç; ’’Ailem Hatay’lı, bende ok sekiz yaşıma kadar orada yaşadım’’ diyor. Ailedeki tek sarışın ve mavi gözlü kişi olduğunu belirten Mehmet Aykaç ; ‘’Annem ve babam da sarışın ama mavi gözlü değil. Kız kardeşlerimde kumral’’ diyerek sözlerine devam ediyor.

Mehmet-Aykaç-hayatı

Mehmet Aykaç lise yıllarında lisanslı olarak basketbol ve futbol oynamış, Kendi besteleri olduğunu söyleyen oyuncu ,katıldığı liseler arası müzik yarışmasında ‘’ En iyi Grup’’ ve ‘’En İyi Solist’’ ödülünü almış. ’’Üniversite için hedefim aslında konservatuardı. İstanbul Üniversitesi Opera Bölümünü kazandım.’’ Diyor ve ekliyor ;’’Ancak Kırgın Çiçekler dizisinde yer aldığım için okula maalesef devam edemedim.’’

Mehmet Aykaç’taki cevheri ortaya çıkaran üniversite arkadaşları olmuş ve oyunculuğa başlaması için desteklemişler. ’’Sık sık arkadaşlarımın oyunlarını ve provalarını izlemeye giderdim. Bir de müthiş bir sinema merakım vardı, bunu da göz ardı etmemek lazım. Serap Matyaş ile tanışınca oyunculuğa ilk adımımı atmış oldum’’ diyor Mehmet Aykaç.

Mehmet Aykaç; sakin ve disiplinli bir yapıya sahip olduğunu söylüyor. Özellikle maneviyata, arkadaşlıklara ve dostluklara çok önem veriyor. ’’Çalışmayı seven biriyim, hedeflerim vardır hep. Vicdanım da her daim ağır basar, mantıklı olmaya çalışırım’’ diye ekliyor.

memet-aykaç-oynadığı-dizi

Yakışıklı oyuncunun en büyük hobisi şarkı söylemek ve bir şeyler yazıp çizmek. Bunun dışında ‘’ iyi ki keşfetmişim’’ dediği ve bir yıldır severek yaptığı boks da var. Ayrıca fırsat buldukça yüzdüğünü ve bol bol film izlemeye çalıştığını da sözlerine ekliyor. Fazla boş zamanı olmadığını dile getiren Aykaç; ’’Bedenin çalışmıyor olması ya da sabah erkenden işe gitmiyor olmak boş zaman diye nitelendiriliyor ama bence öyle değil. Bedenimin dinlendiği anlarda beynim hep çalışır, çok düşünürüm. En önemlisi de ruhumu beslerim, her zaman huzurlu olmaya çalışırım.’’ Diyor.

Bu makale Marie Claire dergisinde editör olan Nirvana Derya’nın özel yazısından alıntı yapılarak yazılmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here