Evet, alınabilir. Türk Hukuku’nda dürüstlük kuralına aykırı davranılması veya bir hakkın açıkça kötüye kullanılması sonucunda bir zarar doğmuşsa, mağdur olan taraf maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesinde düzenlenen bu ilke, tek başına doğrudan bir “tazminat maddesi” olmasa da, bu kuralın ihlali Türk Borçlar Kanunu anlamında bir haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık teşkil eder.
Hangi Durumlarda ve Nasıl Tazminat İstenir?
Haksız Fiil Sorumluluğu (TBK m. 49): Bir kimse kanunen kendisine tanınmış bir hakkı sırf başkasına zarar vermek, onu zor durumda bırakmak veya dürüstlük kurallarına aykırı bir amaçla kullanırsa (örneğin; komşusunun manzarasını kapatmak için hiçbir işlevi olmayan devasa bir duvar örmesi), bu durum haksız fiil sayılır ve oluşan zarar tazmin ettirilir.
Sözleşme Öncesi / Sözleşmesel Sorumluluk (Culpa in Contrahendo): Müzakere aşamasında karşı tarafta haklı bir güven yaratıp, dürüstlük kuralına aykırı şekilde haklı bir sebep olmaksızın görüşmeleri aniden kesmek veya karşı tarafı zarara uğratmak tazminat yükümlülüğü doğurur.
Maddi ve Manevi Tazminat İmkanı:
Maddi Tazminat: Aykırı eylem nedeniyle doğrudan ya da dolaylı olarak uğranılan parasal kayıplar.
Manevi Tazminat: Hakkın kötüye kullanılması kişinin kişilik haklarına, ticari itibarına veya psikolojik bütünlüğüne zarar vermişse talep edilebilir.
Tazminat Alabilmek İçin Hangi Şartlar Aranır?
Hakkın Açıkça Kötüye Kullanılması: Hakkın kullanımının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak boyutta, makul bir yarardan yoksun veya sırf zarar verme amaçlı olması.
Ortada Bir Zarar Olması: Maddi veya manevi boyutta somut bir zararın meydana gelmiş olması.
İlliyet Bağı: Doğum gösteren zarar ile dürüstlük kuralına aykırı hareket arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisinin bulunması.
Özetle: Hakim, hakkın kötüye kullanıldığı durumlarda bu davranışı hukuk düzenince korumaz; yapılan işlemi geçersiz sayabileceği gibi, bu davranıştan doğan zararların tazmin edilmesine de karar verir.

TMK’da hakkın kötüye kullanımı yasağı ne anlama gelir?
Hakkın kötüye kullanımı yasağı, kanunun bir kişiye tanıdığı yetki veya hakkın, amacına aykırı, dürüstlük kurallarını çiğneyecek veya başkalarına zarar verecek şekilde kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmaması demektir.
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesinin 2. fıkrasında şöyle ifade edilir:
“Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”
Bu kural, bir hakkın “kağıt üzerinde” var olmasının, onun her zaman ve her şekilde dilediğince kullanılabileceği anlamına gelmediğini vurgular.
Bir Hakkın Kötüye Kullanıldığı Nasıl Anlaşılır?
Hukukta bir hakkın kötüye kullanıldığını gösteren başlıca durumlar şunlardır:
Sırf Başkasına Zarar Verme Amacı: Hakkı kullanmakta kişinin kendine ait hiçbir makul ve meşru yararı yokken, sırf başkasına zarar vermek veya onu zor durumda bırakmak istemesi.
Örnek: Bir arsa sahibinin, komşusunun manzarasını kapatmak ve ona rahatsızlık vermek amacıyla kendi arsasına hiçbir işlevi olmayan devasa bir plaka/duvar dikmesi.
Aşırı Dengesizlik (Çıkar Çatışması): Hakkı kullanan tarafın elde edeceği fayda ile karşı tarafın uğrayacağı zarar arasında katlanılamaz bir orantısızlığın bulunması.
Çelişkili Davranış Yasağı (Venire Contra Factum Proprium): Bir kimsenin önceden sergilediği davranışlarla karşı tarafta haklı bir güven uyandırdıktan sonra, aniden bu güveni boşa çıkaracak şekilde yasal hakkına dayanması.
Örnek: Bir sözleşmedeki eksikliği uzun süre bilerek kabul eden ve buna göre hareket eden tarafın, işine gelmediği an “Sözleşmede şekil noksanı var, geçersizdir” diyerek hakkını ileri sürmesi.
Hakkın Var Oluş Amacından Sapması: Kanunun o hakkı tanırken hedeflediği toplumsal veya hukuki gayenin tamamen dışına çıkılması.
Hukuki Sonuçları Nelerdir?
İşlem Engellenir veya Geçersiz Sayılır: Hakim, kötüye kullanılan hakkı görmezden gelir, o hakkın doğuracağı hukuki sonucu engeller.
Eski Hale Getirme: Yapılan usulsüz veya zararlı eylemin ortadan kaldırılmasına karar verilebilir (örneğin dikilen engelin yıktırılması).
Tazminat Yükümlülüğü: Hakkın kötüye kullanılması sonucu bir zarar oluşmuşsa, mağdur tarafa maddi veya manevi tazminat ödenmesine karar verilir.
Genel İlke: Dürüstlük kuralı (TMK m. 2/1) hakların kullanılırken ve borçların ifa edilirken uyulması gereken olumlu davranma biçimini çizer; hakkın kötüye kullanımı yasağı (TMK m. 2/2) ise bu çerçevenin dışına çıkan tutumları cezalandıran sınırı belirler.