Kanlıca Nerede, Nasıl Gidilir ? Tarihi Hakkında Bilgiler

Kanlıca, Beykoz ilçesinde bulunan ve bu ilçenin neredeyse en ünlü semtidir. Çubuklu ve Anadolu Hisarı arasında yer almaktadır. Kanlıca’nın yoğurdunu bilmeyen yoktur sanırım.

Kanlıca İsmi Nereden Gelmektedir ?

Semtin tamamına Bizanslılar Elasos ya da Olasas derlerdi. Zengin ve nüfuzlu insanların yerleşimiydi. O dönemde şeklinden dolayı körfeze çanak anlamına gelen Phiale denirdi. Osmanlı döneminde Manoli Körfezi, daha sonra Fil Koyu ve nitekim 17. Yüzyıl şeyhülislamlarından Bahaeddin Efendi’nin güzel yalısından sonra Bahai Körfezi adıyla anılmıştı. Günümüzdeki ismin kökeni tam olarak bilinmez. Bir iddiaya öre buradaki aşı boyalı evlerin renginden dolayı böyle bir isimle anılmıştı bölge. Bunu kişisel olarak çok ikna edici bulmadığımı söylemeliyim, çünkü birçok yerde kırmızı yalı bulunuyordu. Evliya Çelebi’ye göre, Anadolu’dan daha fetih öncesi göçen bir grup köylünün köyde kağnı yapmalarından dolayı semt Kağnılı, daha sonraki bir dönemde Kağnılıca olarak anılmış bu isim zamanla Kanlıca şekline dönüşmüştü. Başka bir iddia da burada yetişen Kanlıca adı verilen bir mantardan söz eder.

Akustiği güzel olduğu için mehtap sefalarının odak noktalarından biri haline gelen bölgede yerleşim Kanuni döneminde başladı ve yine klasik modeli izleyerek Lale Devri’nde has bahçelerle güzelleşip çekim merkezleri arasına girdi. Köy ve çevresindeki otların özelliğinden dolayı, ineklerin sütü hafif pembeye çalar ve çok lezzetli olurdu. Bu sütten yapılan yoğurt ise İstanbulluları mehtap sefaları kadar cezbeden şeylerden biriydi. Günümüzde mehtap sefaları kalmadıysa bile, hemen rıhtımın yanındaki parkta oturup plastik kaplarda, pudra şekeri ekerek bu yoğurtlardan yiyebiliyoruz hala.

Sırtlarda, bir zamanlar Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın yaptırdığı Mihribad Kasrı’nın bahçesi olan 25 hektarlık koru, bugün için Orman İşletmesi’nin idaresinde. Fıstık çamları, erguvanlar, özellikle bahar başlarında gönül okşayıcı güzellikle coşar. Boğaziçi’nin her yerinde yalılar görülür ama hiçbir yere Kanlıca’ya olduğu kadar yakışmazlar. İnsan yapımı birer konut değil de sanki doğal oluşumun bir parçası gibidir bunlar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here