Arabanın İcadı : Araba ( Otomobil ) Kim Tarafından Ve Ne Zaman İcat Edildi ?

Seri üretilen ilk motorlu araba Henry Ford’un yenilikçi üretim hattından 1908’de çıktı ve geniş kitleler ilk kez fiyatını karşılayabileceği atsız bir arabaya kavuşmuş oldu. Bundan bir asır sonra dünyada kullanılan araba sayısı yüzde yirmi beşi Amerika’da olmak üzere bir milyarı aştı ve böylece motorlu taşıt, gezegenimizdeki en sevilen ya da en yaygın kullanılan yolculuk aracı haline gelmiş oldu.

Tarihte kendi gücüyle hareket eden ilk taşıt Fransız askeri mühendis Nicola-Joseph Cugnot ( 1725-1804) tarafından 1769’da tasarlandı ve bu buharlı makine Paris cephaneliğinde ağır topları bir yerden başka bir yere taşımak için kullanıldı. Ancak aracın azami hızı saatte yalnızca 6 kilometre olduğu için atların daha uzunca bir süre kaygılanmasına gerek yoktu. Cugnot’un ikinci denemesi biraz daha hızlıydı ve duvara toslaması sonucunda kaza yapan ilk motorlu taşıt olarak tarihe geçti. İsviçreli tasarımcı François Isaac De Rivaz (1752-1828) ağırlığı bir tonu aşan altı metre uzunluğundaki bir şasenin üzerine hidrojenle çalışan ilk içten yanmalı motoru yerleştirerek 1807’de patent aldı.

Geliştirilen çeşitli motor modelleri ve patent başvurularıyla elli yıl daha geçtikten sonra Belçikalı Jean Joseph Etienne Lenoir ( 1822-1900) kendi gücüyle çalışan ilk kullanışlı taşıtı üretti. 1870’lerin sonlarında Paris sokaklarında bu araçlardan 500 tane vardı. Ancak taşıt yalnızca saatte 30 kilometre azami hıza ulaşabiliyordu. Dolayısıyla otomobillerin en gözde ulaşım aracı olan atların yerini alması için daha uzunca bir yol kat edilmesi gerekiyordu. İngiltere’de de bu konuda ilerlemeler vardı. 1865 tarihli Kırmızı Bayrak Yasası’na göre tüm taşıtların üç kişi tarafından idare edilmesi gerekiyordu: biri direksiyonda, diğeri buhar kazanının başında, üçüncüsü ise yoldakileri aracın geldiğine dair uyarmak ve sürücüye ne zaman durması gerektiğini bildirmek için elinde kırmızı bir bayrakla elli metre ileride.

Ford’un T modeli Ekim 1908’de üretim bandından indirildiği sırada daha önce üretilmiş olan 10 binden fazla araba Amerika semalarına duman salıyordu. Ancak herkes bu efsanevi araba imalatçısı kadar umutlu değildi. 1909’da Scientific American  dergisi ‘’ Geçen yıl dikkate değer hiçbir iyileştirme olmaması, otomobolin gelişim sınırına ulaştığının göstergesidir ‘’ diye yazıyordu. Ford ise iyileştirmeye gerek olmadığını belirtiyordu ve T modeli 1927’de üretimden kalkıncaya kadar on beş milyon adetten fazla satıldı.

Henry Ford, 1903’te Ford Motor Şirketi’ni kurduğunda Reckham And Anderson hukuk müşavirliğinden avukat Reckham’ı yasal işlemleri takip etmesi için vekil tayin etti. Ayrıca onu şirketten hisse almaya teşvik etti. Ancak bu konuda fikir almak için danıştığı Michigan Savings Bank’ın başkanı ona, ‘’ At kalıcıdır, otomobil ise geçici bir heves,’’ diye tavsiye verdi. Bu tavsiyeye rağmen Reckham borç para aldı ve birkaç parsel arsa sattı. Böylece 5,000 dolar toparlayıp elli hisse satın alarak şirketin on hissedarından biri oldu. Diğer iki hissedar ise daha sonra 1915’te kendi otomobil şirketini kuran Horace ve John Dodge’du. Beş yıl sonra ortaklar, avukatlıktan kazandıkları paradan daha fazlasını şirket hisselerinden kazanır hale geldi ve Reckham, hukuk bürsunu kapatıp Ford Motor Şirketi’nin tam zamanlı yönetim kurulu başkanı olarak çalışmaya başladı. Henry Ford 1919’da Rackham’ın şirketteki tüm hisselerini 12,500,00 dolar karşılığında satın aldı ve ardından Rackham hemen emekliye ayrıldı. Geri kalan ömrünü çocuklara yardım kuruluşlarına bağışta bulunarak geçirdi. 1933’te öldüğünde, banka müdürünün tavsiyesine uymamış olması sayesinde Rockham’ın hala yaklaşık 17 milyon dolar serveti vardı.

Bununla birlikte, otomobil endüstrisinin kaçınılmaz düşüşüne ilişkin karanlık tahminlerin hepsi isabetsiz değildi. 1899’da Literary Digest dergisi kendinden emin bir şekilde, ‘’ Atsız araba şu anda zenginlere mahsus bir lüks ve fiyatı muhtemelen ileride düşecek olsa da elbette asla bisiklet kadar yaygın kullanılmayacaktır,’’ diye yazıyordu. Gerçekte, 1965’e kadar dünyadaki bisiklet ve araba üretimi birbirine yakın düzeyde kaldı. Ancak 2004 yılına girildiğinde her yıl 150 milyon bisiklet satılıyordu, yani araba sayısının yaklaşık üç katı kadar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here