Fermuarın İcadı : Fermuar Nedir ? Ne Zaman ve Kim Tarafından Bulunmuştur ?

19 yüzyılda Avrupa ve Amerika’da hız kazanan Sanayi Devrimi’ne paralel olarak Eski Dünya’dan fırsatlar ülkesine kitlesel göçler yaşanmaya başlamıştı. Bu sırada bir adam giyim imalatının işleyiş usullerini değiştirmeye koyuldu. Bir tamirci çırağı olan Elias Howe ( 1819-1867), 10 Eylül 1846’da çapraz dikiş tasarımı ile imal ettiği ilk dikiş makinesi için patent aldı. İcat ettiği makine günümüzün tüm dikiş makinelerinde hala kullanılan üç özelliğe sahipti: otomatik kumaş yürütücü, çapraz dikiş mekanizmasını oluşturan malzemenin altında işleyen bir mekik ve en önemlisi, elde dikiş iğnelerinin aksine tepesinde iplik gözü olan bir iğne. Sonraları ailesi Howe’un bu tasarımı rüyasında gördüğünü iddia edecekti. Anlatılanlara göre Howe uyanır uyanmaz atölyesine koştu, bulduğu fikrin bir taslaığını çizdi ve dikiş makinesi böylece doğmuş oldu. Ne var ki Howe yeni aygıtı için yatırımcı çekemiyordu. 1847’de İngiltere’ye gidip Londra Cheapside Caddesi’ndeki korse ve şemsiye üreticisi William Thomas’a ilk makinesini 250 sterlin karşılığında sattı.

Fakat hepsi bu kadardı. Howe meteliksiz ve mutsuz bir halde Massachusetts’teki Cambridge’e döndüğünde çok sevdiği karısı Elizabeth’i ağır hasta halde buldu. Elizabeth, Howe’un gelişinden kısa bir süre sonra öldü. Yaşadığı travma yetmezmiş gibi, Howe bir de geliştirdiği tasarımın tıpatıp kopyasını yapan Isaac Singerin, ürettiği dikiş makinelerini Singer markasıyla başarılı bir şekilde pazarlayıp sattığını öğrendi. Howe, Singer’e karşı dava açtı ve sonra tezgahının başına dönüp aklındaki diğer fikirler üzerinde çalışmaya başladı. Bu fikirlerden biri de 1851’de patentini aldığı Otomatik Kesintisiz Giysi Kapatıcısı’ydı. Sonları fermuar diye anılan bu mekanizma şerit halinde dizilmiş karşılıklı kenetlenen küçük metal penslerden oluşuyordu. Ancak Howe bir yandan da Isaac Singer ile arasındaki hukuki ihtilaflarla meşgul olduğundan bu icadını geliştirmek ya da pazarlamak için pek çaba göstermedi. Singer’e karşı açtığı davayı 1854’te kazandı ve dikkate değer bir patent kiralama ücreti kazanmaya başladı. İcat ettiği Otomatik Kesintisiz Giysi Kapatıcısı ile bir daha ilgilenmeyen Howe, servetinin çoğunu Amerikan İç Savaşı sırasında Birlik ordusu’na bağışlamış olmasına karşın 1868’de çok zengin bir adam olarak öldü.

Savaş sona erip ulusal yeniden yapılanma programı başladıktan sonra Amerikalılar yüksek düğmeli deri ya da lastik çizmelere rağbet etmeye başladılar. Bunun öncelikle nedeni, kentlerin caddelerinde bile diz boyu çamur ve at dışkısı içinde bata çıka yürümek zorunda kalmalarıydı. 1893’te Amerikalı mucit Whitcomb L. Judson ( 1846- 1909 ) yüksek düğmeli çizmeleri giyip çıkarmaları kolaylaştırdığını anlayınca Howe’un özgün tasarımını biraz değiştirip yeni bir ürün geliştirdi. Şişman bir adam olan Judson çizmelerinin düğmelerini bağlayıp çözmek için her gün eğilip kalkmaktan bıkmıştı. Böylece, Tokalı Kilit adını verdiği yeni ürününün dağıtımı için Evrensel kopça Şirketi’ni kurdu.

İlk kez 1893’teki Chicago Dünya Fuarı’nda çizme bağlacı olarak görücüye çıkan Tokalı Kilit az ilgi gördü. Görünüşe göre o dönemin çizme imalatçıları daha ucuza mal olan bağcık ve düğme sisteminden son derece memnundu. Ancak Judson yeni mekanizmasının sağladığı yararlara inanıyordu; şirketinin adını Bağlaç İmalat ve Makine Şirketi olarak değiştirip New Jersey’e taşındı ve 1906’da İsveç kökenli elektrik mühendisi Gideon Sundback’i işe aldı. Tokalı Kilit’in değerini Sundback’de anlamıştı ve tasarımı geliştirmek için çalışmaya başladı. 1914’te yeni Ayrılabilir Bağlaç için patent aldı.

fermuari-kim-bulduJudson ürününün başarılı olacağından emindi ve şöyle söylediği anlatılıyordu : ‘’ Önceki ifadelerimden açıkça anlaşılacağı üzere benim düzeneğimde üretilmiş bir ayakkabı, bağcıklı ayakkabıların tüm avantajlarını sahipken aynı zamanda her giyilip çıkarıldığında bağcıkları bağlayıp çözme zahmetinden ve bağcıkların kendiliğinden çözülmesi derdinden kurtarıyor. Benim düzeneğimle bağcıklar ayakkabıdaki gevşemeyi gidermek için istendiği gibi ayarlanabiliyor ve bildiğim tüm önceki modellere göre daha hızlı bağlanıp çözülebiliyor. ‘’ ne var ki inanılmaz bir şekilde hala hiç kimse bu yeni icada ilgi duymuyordu.

Bununla birlikte 1923’te, sonraları dünyanın en büyük lastik tekerlek üreticisi haline gelen B.F. Goodrich Şirketi ürettiği yeni lastik çizmelerde Tokalı kilit’i kullanmaya karar verdi. Şirketin pazarlama bölümü yeni ve modern ‘’ Fermuarlı Çizme ‘’ terimini ortaya attı ve şirket 1925’te ‘’ Fermuar ‘’ adını tescil ettirdi. Bunu izleyen on yıl boyunca fermuar yalnızca lastik çizmelerde ve su geçirmez tütün keselerinde kullanıldı. Ardından, çocukların kendi kendilerine giyip soyunmalarını kolaylaştıran fermuarlı giysilerden oluşan yeni bir çocuk giyim serisi, bir reklam kampanyasıyla satışa sunuldu. 1937’ye gelindiğinde Fransız moda tasarımcıları ve dergileri, fermuarlı erkek pantolonlarını ve ceketlerini ön plana çıkarmaya başlamıştı. Sonraki yirmi yıl içinde, Elias Howe’un özgün icadından bir asır sonra, fermuar bir moda ürünü olmaktan çıkıp yılda bir buçuk milyon kilometrenin üzerinde üretimle dünyanın en yaygın kullanılan bağlacı haline geldi.

Ne var ki Elias Howe’un buluşu anlaşıldığı kadarıyla herkesi mutlu etmedi. British Journal Of Urology İnternational’ın ( Britanya Uluslararası Üroloji Dergisi ) yayınladığı bir araştırmaya göre fermuarlar cidi genital yaralanma nedenleri arasında başı çekiyor. Her yıl 2,200’den fazla kişi fermuarlardan kaynaklanan genital yaralanmalar nedeniyle hastanelerde tedavi görüyor. Aklınızda olsun, genital organlar için en büyük ikinci tehdit bisiklerden geliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here