Jiletin İcadı : Jilet Nedir ? Kim Tarafından Ve Ne Zaman Bulunmuştur ?

King C. Gillette ( 1855-1932 ) yaratıcı bir girişimciydi ve on yedi yaşından beri halinde mucit olup servet edinmek vardı. Ancak bir şeyi hayal etmekle gerçekten yepyeni bir ürün icat etmek arasında uzunca bir yol vardı. King C. Gillette 1855 yılında doğdu. Kendileri de başarılı mucitler olan annesi ve babası Chicago’ya taşındıktan sonra 1871’deki Büyük Chicago yangını sonucunda işletmelerini kaybettiler. Sonraki on üç yıl Gillette icatlarından geçimini sağlamak için çok çabaladı ve sonunda başarısızlığa uğrayıp dibe vurdu.

Ardından satışçı olarak iş bulup çalışmaya başladı ama bunda da pek başarılı olamadı. Ödenmemiş faturaları ve pek umut vaat etmeyen bir gelecekte kırk yaşındayken ailesinin evine döndü. Ancak Gillette yenilgiyi kabul etmedi ve çalışmak için yerel bir girişimci olan William painter’in yanına gitti. Painter icat ettiği tek kullanımlık şişe kapaklarını başarılı bir işe dönüştürmüştü. İcadı için 1892’de patent olan Painter, Crown Mantar ve Conta Şirketi’ni kurdu ve King Gillette’i kapı kapı dolaşıp şişe kapağı satması için işe aldı.

Gillette bir gün satış için dolaşmaya çıktığında Painter da ona katıldı ve başarılı bir ürünün sırrının, insanların bir defa kullanıp atabileceği bir şey icat etmek olduğunu anlattı. Painter’e göre mantar contalı şişe kapağı mükemmel bir ürün olduğunu kanıtlamıştı. Gillette bunun üzerine kendisinin de böyle bir şeye ihityacı olduğuna karar verdi. Haftaları aylar kovalarken Gillette her sabaha kullanılıp atılabilir hale getirebileceği, hali hazırda herkes tarafından kullanılan bir ürün düşünerek uyandı. Bir sabah Gillette lavabosunun başında tıraş olurken körelmiş eski ustura yüzünü kesti ve lavaboya kan damladı. Gillette aradığı icadı bulmuştu. Erkeklerin her sabah bilediği deri saplı eski usturalar yerine birkaç tıraştan sonra atılabilecek kadar ucuza mal olan ince ve keskin bıçaklar tasarlayacaktı. O sabah karısına, ‘’ Buldum, bahtımız açıldı! ‘’ diye bir not yazıp çıktı.

jileti-kim-bulduGillette bundan sonra tüm boş zamanlarında eğilip bükülmeyecek kadar güçlü, ince çelikten tıraş bıçağı üretmek için bir yol aradı ama bulamadı. Sonunda, arkadaşlarının ve meslektaşlarının yeni ve modern bir emniyetli tıraş bıçağı yaratmaktaki başarısızlığıyla alay etmesinden bıkan Gillette, Bostonlu tornacı Steven Porter’a danıştı.

Porter sandviç yerken aklına bir fikir geldi. İnce ve keskin bir bıçağı ondan daha güçlü iki metal parça arasında sandviç yapıp yalnızca keskin ön kenarı dışarıda bırakabilirdi. 1899 yazında kullanılıp atılablir tıraş bıçağıyla ilk tıraş olan erkek, Gillette oldu. Fakat kamuoyu ona şiddetle karşıydı çünkü tarihsel olarak bir erkek usturayı bir kez satın alır ve ömür boyu kullanırdı. Çoğu kez usturalar büyükbabadan toruna miras kalırdı ve bir tıraş bıçağını birkaç kez kullandıktan sonra çöpe atmak topluma çok yabancı bir fikir gibi görünüyordu. Bir pazarlama ve reklam kampanyasını finanse etmek de ihtimal dışıydı, zira Gillette’in kendisi meteliksizdi, potansiyel yatırımcılar ise bu işe kuşkuyla bakıyorlardı.

Bununla birlikte, uzman makine mucidi William Emery Nickerson tıraş bıçağına bir göz attı ve bıçağı vidalı bir sabitleme mekanizmasıyla takılıp çıkarılabilir hale getirilebilirse tüm düzenek yerine yalnızca ince ve ucuz bıçağın atılmasının mümkün olacağını fark etti. Gillette hemen bir patent başvurusu yaptı ve Nickerson ile iki yatırımcıyı da yanına alarak Amerikan Emniyetli Tıraş Bıçağı Şirketi’ni kurdu. Kısa süre sonra şirketin adı Gillette Emniyetli Tıraş Bıçağı Şirketi olarak değiştirildi. İlk prototipler yatırımcıların ilgisini çekti ve Gillette’e New York’lu bir yatırımcı grup tarafından şirketin yüzde 51 hissesi karşılığında 125,000 dolar teklif edildi. Gillette markalı tıraş bıçakları için ilk reklamlar 1903 yılının başlarında System dergisinde yayınlandı. Reklamda bir ustura ve yirmi bıçak için 5 dolar fiyat veriliyordu. Bu rakam, o tarihlerde ortalama bir erkeğin haftalık kazancının yarısı demekti. Doğal olarak satışlar yavaş ilerledi ve o yılın sonuna kadar posta siparişiyle yalnızca elli bir ustura satıldı. Gillette, Crown Mantar ve Conta  Şirketi’nde satıçcı olarak kaldı ve sonraları şunları söylediği anlatıldı: ‘’ Tıraş bıçağıyla bütün arkadaşlarım alay etti. Teknik eğitimim olsaydı hemen o anda vazgeçerdim.’’

Fakat diğer yatırımcılar iyimserliklerini korudular ve yeni şirketten hiç kimse maaş almadığı halde usturayla birlikte verilen tıraş bıçağı adedini on ikiye indirdiler. Bunun üzerine Gillette istifa etti ve İngiltere’ye gitti. Ancak ailesinin patenti Avrupalı bir şirkete satmayı planladığını öğrenir öğrenmez alalacele Boston’a döndü ve ortaklarını ikna etti. Yeni yatırımlarla heyecan tazeleyen Gillette, başlattığı yeni reklam kampanyasıyla 1904’te 90,884 ustura ve 123,648 tıraş bıçağı sattı. 1908 yılına kadar Almanya, Fransa, İngiltere ve Kanada’da fabrikalar kuran şirket 450,000’den fazla ustura ile 70 milyonun üzerinde tıraş bıçağı sattı. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Gillette Fransız ve İngiliz piyadelerinin siperlerinde gaz maskelerinin yüzüne sıkıca oturması için sinekkaydı tıraş olmaları gerektiğini okudu. Amerika savaşa girince Gillette Amerikan hükümetine her asker için maliyet fiyatına bir tıraş bıçağı seti vermeyi teklif etti ve 3,5 milyon adet Gillette markalı emniyetli tıraş bıçağı seti siparişi aldı.

Bu girişim şirketin itibarını güçlendirdi ve bir erkek neslinin Gillette ürünlerine sadakatini temin etti.  Zamana kadar Gillette milyonlarca dolarlık bir servet edinmişti ve meşhur adını taşıyan şirketten emekli oldu. Parasının çoğunu gayrimenkule ve Wall Street Borsası’na yatırdı. Ne yazık ki yatırımlarının büyük bölümünü 1929’daki borsa krizinde ve onu takip eden Büyük Buhran sırasında kaybetti. Kurduğu şirket 2005 yıında 57 milyar dolara satılan Gillette tam anlamıyla müflis bir adam olarak yapayalnız öldü.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here