PAYLAŞ

Gazali Kimdir ? Felsefesi ve Eserleri Nedir ?

Anlattıklarına karşı olmasına rağmen, yöntem bilim açısından Aristo mantığını benimseyen Gazali İslam felsefesine eleştirel gözle ilk bakanlardan biridir.

Asıl adı ‘’ Ebu Hamid Muhammed ibn Muhammed el – Gazali ‘’ olan Müslüman ilahiyatçı, felsefeci, düşünürve tasavvuf alimidir. Batı dillerinde ismi ‘’ Algazel ‘’ dir. Gazali Hicri 450 ( Miladi 1058 ) yılında Tus şehrinde doğmuştur ve aslen Fars kökenlidir. İlk öğrenimini Tus şehrinde Ahmed b. Muhammed er – Razikani’den, daha sonra Cürcan şehrine giderek Ebu Nasr el – İsmaili’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde ilim öğrenimi görmüştür. Hocası İmam – i Harameyn Abdülmelik el – Cüveyni 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin ilk veziri Nizamül Mülk’ün yanına gider. Nizamül Mülk Gazali’yi 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’nin baş hocalığına getirir. Bu arada Nizamül Mülk 1092 yılında Horasan’da öldürülür. 1095 yılının Kasım ayında Gazali Nizamiye Medresesi’ni bırakır ve buradan 1096 yılında hac ibadeti için önce Şam, Kudüs, sonra Medine ve Mekke’yi ziyaret eder. 1105 yılında tekrar Tus şehrine geri döner. Nizamül Mülk’ün oğlu Fahrül Mülk’ün ricası üzerine, 1106 yılında Nişabur Nizamiye Medresesi’nde eiğitim verir daha sonra 1111 yılında doğum yeri olan Tus şehrine döner ve aynı yılın Cemaziyelevvel ayının 14. Pazartesi günü orada vefat eder.

Gazali’nin bir felsefe eleştirmeni olarak İslam dünyasında derin etkisine ek olarak, onun ‘’şüphe, hakkı götürür ’’ prensibiyle Fransız düşünürü Descartes’a ‘’ Sebep ile sonuç arasında zorunlu bir bağlılık yoktur ‘’ düsturu David Hume’a ve ‘’ Aklın bütün meseleleri kavrayamadığını ‘’ ileri süren ilkesiyle de Alman düşünür Kant’a öncülük ettiği söylenebilir.

Gazali’nin Bağdat’ta çağının bütün dinsel ve düşünce akımlarıyla tanışması, onu giderek bilginin niteliği üzerinde düşünmeye ve bunu sorgulamaya yöneltti. Bu dönem aynı zamanda onun yazarlık hayatının da en verimli dönemini oluşturur. Müderrislik yıllarında fıkıh, kelam ve felsefe dallarında yirmiye yakın eser kaleme aldı. Temmuz 1094 – Şubat 1095 arasında yazıldığı sanılan ‘’ Makasidü’l Felasife ‘’ ( Felsefenin Amacı ) ile Şubat 1095’te tamamlandığı tahmin edilen  ‘’ Tehafütü’l – Felasife ‘’ ( Filozofların Tutarsızlığı ) bunlar arasındaydı. ‘’ Makasid ‘’ ikinci esere hazırlık amacıyla, Eski Yunan’ın felsefe  mirasını nesnel biçimde analiz ediyordu. ‘’ Tehafüt ‘’ ise Farabi ve İbni Sina gibi İslam felsefecilerine yönelik eleştirilerini bir araya getiriyordu.

Gazali’nin felsefe eleştirisi, duyuların kişiyi aldatabileceği yönündeki gayet doğru bir saptamayla başlıyor, insan genelde çelişik yargılara yönelttiğini belirttiği aklın sorgulanmasıyla gelişiyordu. Akıl, felsefi ve metafizik sorulara yanıt bulmaya çalışırken çelişkiye düştüğüne göre, gerçeğe ulaşması imkansızdı. Salt akla dayalı bilgiler, mutlak gerçeğe varmak için gerekli içerikten yoksundu; matematik çok basit ve açık yöntemlerle kanıtlamaya yöneldiği için, doğanın karmaşıklığını ve akıl ile açıklanması imkansız yönlerini reddetmek zorundaydı. Mantık da tümel bir kanıtlama aracı olduğu için, bir düşünceyle hem aynı doğrultuda hem de ona karşı kullanılabilirdi.

Yapıtlarıyla sadece İslam dünyasında değil batıda da büyük yankı uyandıran İmam Gazali, 1145’e Toledo’da ‘’ Logica et Philosophia ‘’ adıyla Latinceye çevrilen ‘’ Makasidü’l Felasife ‘’ adlı eseri vesilesiyle, Avrupa’da uzun süre boyunca bir numaralı ‘’ Aristo yorumcusu ‘’ olarak kabul edildi.

Gazali hayatı boyunca olgunluk döneminde ardarda birçok eser kaleme alıp yüzlerce öğrenci yetiştirdikten sonra, 18 Aralık 1111’de doğduğu şehirde öldü.

1 YORUM

  1. İmam Gazali büyük bir İslam Alimi.Çok iyi bir bilim adamı.Düşünün Alman düşünür Kant’a bile ilham vermiş.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here