Gebelik Zehirlenmesi Nedir ? Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir ?

Bu gebeliğin ikinci yarısı sıkça görülen bir hastalıktır. Uyarıcı belirtileri arasında tansiyon 140 / 90 derecenin üzerine çıkması, kısa sürede aşırı kilo artışı, ellerde, ayak bileklerinde, ayaklarda, bacaklarda şişme ve idrarda albümin bulunmasıdır.

Bu belirtilerden biri varsa doktora başvurulması gerekir.

Gebelik zehirlenmesinin tedavisinde, doktorunuz yatakta dinlenmenizi isteyecek, gerekli görülürse hastaneye yatıracaktır. Bu hastalığın tek kesin tedavisi doğumdur.

gebelik-zehirlenmesi-belirtileriGebelik Zehirlenmesinin Belirtileri Nelerdir ?

Gebelik zehirlenmesi, gebeliğin son üç ayında ortaya çıkan ve düşüğe, erken doğuma, ölü doğuma ya da bazı ağır vakalarda hem annenin hem de bebeğin ölümüne yol açan bir hastalıktır. Hastalık, gebeliğin yedinci ayı başından itibaren hipertansiyon ( yüksek tansiyon ) albuminüri ( idrarda protein ) ve dokularda sıvı fazlalığına bağlı şişmelerle kendini gösterir. Bazen de bu belirtilere ek olarak sara krizine benzer, eklampsi krizi adı verilen krizler görülür. İlk önceleri, kandaki bir zehire bağlı olarak ortaya çıktığı düşünüldüğünden  hastalığa ‘’ gebelik zehirlenmesi ‘’ adı verilmiştir. Fakat, daha sonraki araştırmalarda hastalık yapıcı bir mikro- organizmaya rastlanmamıştır. Hastalığın gerçek nedeni bugün hala bilinmemektedir. Son zamanlarda mol hidatik adı verilen bir tür döl yatağı içi uru üzerine yapılan araştırmalar gebelik zehirlenmesiyle ilgili önemli ipuçları sağlamıştır.

gebelik-zehirlenmesi-neden-olurGebelik Zehirlenmesi Nasıl Ortaya Çıkar ?

Mol hidatik, normal gelişimi içinde plesantayı oluşturan yoğun damar ağının aşırı büyümesiyle ortaya çıkar. Bu run genellikle ilk gebelikte oluşarak eklampsi krizine yol açtığı ve ameliyatla çıkartılmasından sonra tüm zehirlenme belirtilerinin ve krizin ortadan kalktığı görülmüştür. Bu sonuç gebelik zehirlenmesine yol açan etkenlerin doğrudan doğruya döl yatağının içeriğiyle ilgili olduğunu göstermektedir.

Gebelik zehirlenmesinin belirtileri böbrek, kalp ve iç salgı bezleri hastalıklarında da ortaya çıktığından, önce bu hastalıklarla ilgili teşhis çalışmalarının sonuçlandırılması gerekir. Bu hastalıkların olmadığı tespit edildikten sonra her üç belirti için ayrı ayrı inceleme yapılmalıdır. Yüksek tansiyon başka nedenlere bağlı olabilir. İdrarda protein bulunması, üreme organları ya da idrar yolu hastalıklarında da görülebilir. Şişmeler ise pek çok gebe kadında görüldüğü için aslında teşhiste büyük payı yoktur. Tüm bu incelemeler sonucunda belirtileri açıklayan nedenlerin bulunmaması, gebelik zehirlenmesine işaret eder.

Bu hastalık plasenta ve döl yatağı çeperi arasındaki ilişkiyi bozar. Hafif seyreden vakalarda bebekler normalden daha ufak doğar. Ağır vakalarda ise, plesanta kanama sonucu dölyatağı çeperinden normal gebelik süresinin bitiminden önce ayrılır. Erken doğum bebeğin, döl yatağı kanaması annenin ölümüyle sonuçlanabilir. Gebelik zehirlenmesi sonucunda gebeliğin yedinci ayında doğmuş bir bebeğin yaşama şansı, aynı zamanda fakat başka bir nedenle erken doğmuş bir bebekten daha düşüktür. Çünkü, gebelik zehirlenmesi yalnızca erken doğuma değil, bebeğin de normal yedi aylık bebekten daha küçük olmasına yol açar. Bebeğin yaşama şansı ise doğrudan doğruya doğuştaki büyüklüğüne bağlıdır. Eğer doktor zehirlenmenin hafif seyrettiğini görürse, gerekli tedavi desteğinde gebeliğin devamına karar verebilir. Normal gebelik süresi sonunda normalden biraz ufak olan bebek, doğumu ve ilk birkaç günü atlatırsa normal bir gelişme gösterir. Fakat, ağır zehirlenmelerde, annenin sağlığı göz önüne alınarak, duruma göre ya yapay ağrı yoluyla erken doğum sağlanır ya da sezaryene başvurulur. Çünkü gebeliğin sona ermesi zehirlenme belirtilerini derhal ortadan kaldırır. Aradaki durumlarda, zehirlenme belirtileri kontrol altında tutularak dölütün büyümesi için gebelik bir süre daha devam ettirilir ve annenin sağlığı bozulma belirtileri gösterdiğinde yapay erken doğum yaptırılır.

Gebelik Zehirlenmesinin Tedavi Yöntemleri Nelerdir ?

Bu hastalığın çeşitli tedavi yönetmleri vardır. Fakat bütün bu tedavilerin ortak yönü idrar söktürücülerin, tansiyon düşürücü ilaçların kullanılması, tozsuz gıda rejimi ve yatak istirahati uygulamasıdır.

Hastalığın ortaya çıkış nedeni kesin olarak bilinmese de, beslenme konusunda dikkatli davranmanın zehirlenmeyi önleyici nitelikte olduğu kabul edilir. Bu nedenle, konserve, kek, salamura balık, salam, sosis, sucuk, pastırma ve benzeri yiyeceklerden kaçınılmalı, tuzsuz yiyeceklere, örneğin tuzsuz ekmek ve tereyağı, et, tuz yerine kokulu otlarla pişirilmiş sebzeler, kahve, şeker ve meyve gibi yiyeceklere dayalı bir beslenme rejimi uygulanmalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here