PAYLAŞ

Kas Sistemi Nedir ? Özellikleri ve Görevleri Nelerdir ?

Kaslarımız bedenimizin hareketlerini düzenleyen, madde transferi sağlayan, kan dolaşımı ve organ çalışmalarını organize eden bölümüdür. Nefes almaktan bağırsakların çalışmasına, çiğnemeden gıdaların sindirimine kadar pek çok görevi vardır. Kasları ve faaliyetlerini bedenin her bölümünde görebilirsiniz. Bulundukları yere ve üstlendikleri göre farklılaşırlar. Ama özellik olarak hepsi aynıdır. Hepsi kendisine yapılan uyarılara cevap vererek uyarıları diğer sistemlere iletirken, gelen uyarılara göre esneyip uzarlar. Ayrıca kaslar, gelen darbelere ve kasılmalara karşı koruma sistemleri gibi çalışır. Sinir iletilerinin en çok kendini gösterdiği olan kaslardaki kasılmalardır. Bu kasılma organizasyonu bedenin birçok alanındaki faaliyetler açısından önemlidir.

Kas Sistemimizin Motorları : Kas Lifleri

Kaslarımızı meydana getiren kas lifleri, kas sistemimizin en önemli elemanlarından biridir. Ben kas liflerini motorlara benzetirim. Kalbin atmasından, nefes almamıza kadar pek çok eylemin gerçekleştirilmesinde başat bir görevi olan kas liflerinin boyutları da aynı kaslar gibi bulundukları yer ve görevlerine göre değişiklik gösterir. Kas lifleri vücudumuzda bir araya gelerek 400 civarı irili ufaklı kas yapısını meydana getirir.

Kasları iki ana başlıkta değerlendirebiliriz: kontrol edilebilen ( istemli ) ve kontrol edilemeyen ( istemsiz ) kaslar. İstemli kaslar, kolunuzu hareket ettirmek gibi kontrol edilebilen, düşünerek yapılan hareketleri yöneten çizgili kaslardır. İstemsiz kaslar ise kalp, bağırsak ve mide gibi organlarımızın kasılmalarını organize eden düz kaslardır. Bunlar en çok sindirim, dolaşım, solunum, ürogenital sistemler, bağırsak ve damar duvarları gibi içi boş organlarda bulunur.

Bazı kaslarımızın özel kasılma programı bulunmaktadır. Örneğin, göz kapağında yer alan kaslar, hem istemli hem de istemsiz olarak açılıp kapanır. Diyafram kası da istendiği zaman kontrol edilebilen bir kastır ama günlük hayatta istemsiz olarak çalışır ve nefes alıp vermemizi sağlar.

Kasların Nasıl Çalışır ?

Kaslarımızın da çalışmak için yakıta ihtiyacı vardır. Bu yakıt, ATP’dir. ATP’yi yeniden oluşturmak için gerekli enerji, kasta depolanmış olan glikojenden sağlanır. Kaslar bu enerjiyle hareket eder. Peki bu hareket nasıl gerçekleşir ?

Örnek vererek anlatalım. Siz kolunuzu hareket ettirmek istediniz. Bu isteğiniz elektrik sinyali olarak omuriliğe ve oradan da kaslara ulaşır. Bu sinyal kaslardaki lifleri harekete geçirerek kasları uyaran kimyasalların salınımını tetikler. Bu sayede kas hareketlerindeki kimyasal enerjiler mekanik hale gelir ve hareket gerçekleşir. Bu işlemde yüksek miktarda oksijene ihtiyaç duyulur.

Peki yeterince oksijen olmazsa ne olur ? Eğer yeterli oksijen sağlanmazsa, kaslar geliştirdikleri yeni bir yöntemle glikozu oksijen yardımı olmadan parçalayarak enerji açığa çıkarırlar. Bu işlemin sonucunda da laktik asit oluşur. Uzun süreli kasılmaları frenleyen ve yorgunluk oluşturan işte bu laktik asit birikimidir. Kramplar da laktik asit birikimine bağlı olarak meydana gelir. Hızlı ve yoğun soluma ile kanda oksijen artışı laktik asidi temizleyeceği için yorgunluk ve kramp da geçmiş olur.

Kaslar Arasındaki Haberleşme Nasıl Sağlanır ?

Fark ettiğiniz gibi, bu anlattığımız faaliyetlerin en önemli karakteri haberleşmedir. Bedenimizde her an milyarca bilgi işlenir, değerlendirilir ve bunlara göre yeni kararlar verilir. Kaslarımızın doğru işlerliği doğru bilgi akışına bağlıdır. Bu haberleşme ve bilgi akışından da derimiz, gözlerimiz, iç kulaktaki denge merkezimiz, kaslarımız ve eklemlerimiz sorumludur. Kolumuzu kaldırmamız, yürümemiz, konuşmamız hep bu haberleşme ve bilgi ağı ile gerçekleşir. Ayrıca kaslar ciddi bir uyum ve iş sistematiği ile çalışır. Bu uyum için bazı kas grupları kasılırken bazıları da gevşemelidir. Vücudumuzdaki iskelet kaslarının hareketi her zaman tek yönlüdür. Örneğin ön kol kasları kolumuzu büker ancak tekrar eski haline döndüremez. Bu yüzden kolu eski haline döndürmek arka kol kaslarının işidir.

Bir cismi kaldırmaya niyet ettiğimizde önce elimizle yoklar ve aldığımız bilgiyi merkezi sinir sistemine ( MSS ) iletiriz. Bu bilgiyi değerlendiren MSS, kaslarımızı organize ederek kaldırma işini yerine getirir. Bu işlemde görev yapan tek bir sinir hücresinin dahi uyarı iletmemesi, hareketin oluşmaması için yeterlidir. Felç durumlarında sinir hücresi hasarına bağlı olarak kas hücreleri çalıştırılamadığı için kasın görevleri yerine getirilmez.

Gördüğünüz gibi, kas sistemindeki haberleşme ve bilgi süreci çok yoğun işler. Aslında bütün organ ve sistemlerimiz bu bilgi süreciyle şekillenmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here