Retinopati Nedir ? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir ?

Gözün sinir hücrelerini ve küçük damarları içeren ağ tabakasına retina ismi verilir. Işığa, renklere hassastır. Gözün ağ tabakasının hasarına retinopati denir.

Retionpatinin en sık nedeni şeker hastalığıdır. Tansiyon yüksekliği ve damar tıkanıklığında da retinopati gelişebilir. Kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ve hamilelik de retinopati için risk oluşturur.

Şeker hastalığında yüksek olan kan şekeri göz, böbrek ve çevresel sinirleri besleyen küçük damarlara hasar verir. Şeker kontrolü iyi olmadığı zaman bu hasar 7-15 yıllık uzun sürede gelişir. Arzu edilen kan şekeri düzeyleri açlık için 7-120 mg/dl ve tokluk için 180 mg/dl’nin altıdır. hbA1C düzeyinin de 7’nin altında olması gereklidir.

Retinopatiye neden hastalıklarda temel olarak küçük damarlarda hasar vardır. Ağ tabakada bulunan minik damarların geçirgenliği artarak göz içine sıvı ve kan sızması oluşabilir. Minik damarlarda balonlaşma ve hastalık ilerledikçe tıkanmalar görülür. Bu, erken dönem retinopatidir. Damar hasarı, retinadaki sinirlerin yeterli oksijeni almamasına, işlevlerinin azalmasına ve zamanla kaybolmasına neden olur. Retiopati ilerledikçe düzensiz yeni damar oluşumları gelişir ve proliferatif retinopati ismini alır. Bu safha kanamalara neden olup görme kaybı geliştirebilecek daha ciddi bir hasarı belirtir. Yeni oluşan damarlar göz içi basıncının artmasına ( glokom ) neden olabilir.

Retinopati’de Bulgu, Belirti ve Yakınmalar Nelerdir ?

Görmede azalma yıllar içinde gelişir. Ancak hasta bu kaybı fark etmeyebilir. Bazı kişilerde ani görme kaybı, bulanık görme, puslu görme, görmede uçuşmalar gibi şikayetler olmaktadır. Körlükle sonlanır.

Glokom geliştiği takdirde körlükle sonuçlanabilir. Göz içi kanamasında lekeli görme gibi şikayetler gelişir. Kanama çok fazla ise görme kaybı olur. Ağ tabaka etkilenmediği sürece kanamalarda görme geri dönüşlüdür.

Gözün ağ tabakasının beslenmesi bozulduğu için yapısı sertleşirve bozulur. Buna bağlı olarak göz içinde yırtıklar oluşur. Sinek uçuşması, ışık çakması şikayetleri görülür. Görme kayıpları gelişebilir.

Şeker ve tansiyon hastalarının düzenli olarak göz doktorunda göz dibi muayenelerini yaptırmaları çok önemlidir.

Kan şekeri, kan yağları ve tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Yüksek kolesterolü veya yüksek LDL düzeyi olanlarda göz damarı hasarı riski 2 kat artar.

Retinopati’nin Tıbbi Tedavisi Nelerdir ?

Retinopatinin kesin tedavisi yoktur. En önemli yaklaşımlardan birisi, riskleri azaltıcı yaşam tarzı değişiklikleri yapılmasıdır. Neden olan hastalık kontrol altına alınarak ilerlemesi engellenmeye çalışılmaktadır. Şeker hastalarında kan şekerinin istenen düzeyde olması sağlanmalıdır. Tansiyon kontrol altında tutulmalıdır.

Göz dibinde sıvı sızışını ve yeni damar oluşumlarını engellemek için lazer tedavisi uygulanabilir. Kanayan damar veya sertleşen dokuları almak için göz ameliyatı uygulanır.

Retinopati’de Beslenme Şekilleri Nelerdir ?

Şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği veya tansiyon yüksekliği olanların beslenme programlarına dikkat etmeleri ve uygun gıdaları tüketmeleri gereklidir. Bu konuda ilgili bölümler okunarak bilgi alınabilir.

Yüksek oranda mısır şurubu içeren gıdalar veya früktoz katılmış gıdalar tüketilmemelidir. Bu tür gıdalar şeker hastalığı, şişmanlık be insülin direncine neden olmaktadır. Früktoz, retinopati gelişimine neden olabilmektedir. Meyvelerin doğal haliyle alınan früktozun zararı bulunmamaktadır.

Retinopati’de Yaşam Tarzı Değişiklikleri Nelerdir ?

Sağlıklı beslenme ve günlük rutin fiziksel aktivite yaşamın doğal bir parçası olarak görülmelidir. Yürüyüş gibi orta derecede aerobik aktivite haftada en az 150 dakika düzenli yapılmalıdır.

Kan şekeri seviyesinin doktorun önerdiği sıklıkta kontrol edilmesi ve kayıt edilmesi yararlıdır. Eğer hastalık veya stres varsa daha sık ölçümler gerekebilir. Son 3 aylık döneme ait kan şekeri ortalamasını yansıtan glikozillenmiş hemoglobin testinin takibi yararlıdır. Çoğu insan için, A1C hedefi yüzde 7’nin altında olmalıdır. 7’nin üzerindeki değerler damar hasarı riskinin artmasına neden olur. Bu durumda tedavi, beslenme ve yaşam tarzı gözden geçirilmelidir.

Kan basıncı ve kolesterol retinopadi riskini artırdığı için kontrol altında tutulmalıdır. Sağlıklı gıdalar yemek, düzenli egzersiz ve aşırı kilonun verilmesi bu konuda yardımcıdır. Yaşam tarzı ile kontrol altına alınamazsa ilaç tedavisi gereklidir.

Eğer sigara içiliyorsa veya diğer tütün türleri kullanılıyorsa bırakılmalı, gerekirse doktordan yardım alınmalıdır. Sigara, retinopadi dahil olmak üzere çeşitli hastalıkların şiddetini ve komplikasyon riskini artırır.

Görme değişikliklerine dikkat edilmeli, ani görme bozuklukları, görmede bulanıklaşma veya puslu görme durumunda hemen göz doktoruna başvurulmalıdır.

Retinopati’de Önerilen Besin Takviyeleri Nelerdir ?

  • E vitamini : E vitamini takviyesi, prematüre doğanlarda retinopadi insidansını % 50’nin üzerinde azaltmıştır. Bu araştırmada, tip-1 şeker hastalarında E vitamini takviyesinin retinaya olan kan akışını normale çevirdiği ve koruyucu amaçla E vitamini takviyesinin önemli olduğu belirtilmiştir. Çalışmalar az sayıdadır.
  • Magnezyum : Düşük magnezyum seviyeleri de diyabetik kişilerde retinopadi gelişme riskini artırabilir. Eksikliği saptanırsa desteklenmelidir.
  • Kuersetin : Diyabetik retinopadinin kötüleşmesine neden olan aldoz, redüktaz enzimini engeller. Emilim sorunu olmakla birlikte günde 3 defa 400 mg dozunda kullanımı önerilmektedir. Rutin isimli flavonoid de yararlı olabilmektedir.
  • D vitamini : Eksikliğinde tip-1 şeker hastalarında diyabetik retinopati görülme sıklığı artar. Kan tahlilinde eksiklik saptanan kişilerin doktor önerisine göre destek almaları gereklidir.

Retinopati’de Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler Nelerdir ?

  • Proantosiyanidinler.
  • Yabanmersini :
  • Mabet ağacı
  • Danshen
  • Puerariae kökü

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here