Plotinus Kimdir ? Hayatı ve Eserleri Nelerdir ?

Mistik felsefenin en önemli adlarından biri olan Platinus, hem okuyarak, hem de gezerek geçirdiği ömründe bir yandan da felsefi ürünlerini vermeyi sürdürmüş bir düşünürdür.

Plotinus ‘’ neoplatonizm’’ felsefesinin kurucusu olan düşünürdür. Plotinus hakkında bilgilerimizin çoğu kendisi de bir filozof olan Porphyry’nin Plotinus’un başyapıtı ‘’ Enneadlar’’a yazdığı önsözünden gelmektedir. Plotinus’un mistik felsefesi Yahudi, Hristiyan, Gnostik ve Müslüman filozoflara ve mistiklere yüzyıllar boyunca esin kaynağı olmaya devam etmiştir.

Porphyry, Plotinus’un İmparator Claudius II’nin başa geçtiğinin ikinci yılında, yani 270 yılında öldüğünde altmış altı yaşında olduğunu hesaplamıştır. Plotinus maddi varlığı daha yüksek ve makulat seviyesindeki bir şeyin zayıf bir imajı veya hatırası ( mimesis ) olarak gördüğünden önemsemez ve kendi bedenini de bu varlığa dahil kabul ettiği için önemsememiştir. Muhtemelen bu sebeple kendi portresinin yapılmasını reddetmiş, çocukluğu, ailesi veya doğum yeri ve tarihi hakkında bilgi vermekten kaçınmıştır. Yine de Eunapius onun Mısır Deltası’na bağlı Lycopolis’de doğduğunu haber vermektedir. Geçmişi hakkında bu belirsizliğe karşın öğrencilerinin aktardığı tüm detaylar felsefesini en yüksek düzeyde yaşamına aktardığını göstermektedir.

Plotinus yirmi yedi yaşında, yaklaşık 232’de felsefe öğrenimi görmek arzusuyla İskenderiye’ye gitmiştir. Orada daha sonra hocası olacak Ammonius Saccas ile karşılaşıncaya kadar hiçbir öğretmenden hoşnut olmamıştır. Ammonius Saccas felsefe öğretmenliği dışında, hamallık yaparak yaşıyacak kadar alçak gönüllü bir bilgeydi, beldi de Plotinus’u etkileyen bu olmuştur. Ammonius’un dışında Afrodisyalı İskender ve Numenius’in eserlerinden de etkilenmiştir.

İskenderiye de on yıl geçirmiş ve 38 yaşında Perslerin ve Hintlilerin felsefi öğretilerini araştırmaya karar vermiştir. Bu gerekçeyle Persler üzerine yürüyen 3. Gordian’ın ordusuna katılmıştır. Sefer başarısızlıkla son bulup Gordian ölünce, Plotinus Antakya’ya dönmek zorunda kalmıştır.

Kırk yaşında, Arap Philip’in hakimiyeti altındaki Roma’ya dönmüş ve hayatının geri kalanını çok sayıda öğrenci edindiği Roma’da geçirmiştir. Öğrencileri arasında filozoflar, Roma senatosu üyeleri, doktorlar, Roma’da evinde kaldığı Gemina ve Iamblichus’un oğlu Ariston’un karısı Amphiclea gibi kadınlar da vardı.

Plotinus 253 yılından başlayarak ölümüne kadar geçecek on yedi yıl içinde daha sonra adı ‘’ Ennead ‘’ lar olacak denemelerini kaleme almıştır. Porphyry ‘’ Ennead’’ların kendisi derlemeden önce tam bir kitap olmaktan çok, Plotinus’un konuşmalarında kullandığı deneme ve notlar külliyatı olduğunu ifade etmiştir.

Plotinus’da monist bir varlık anlayışı bulunur. Onun felsefesinin ontolojik hiyararşisinin ilkesi hem ‘’ Varlık ‘’ hem ‘’ İyilik ‘’ ve de ‘’ Tanrılık ‘’ sıfatları olan ‘’ Bir ‘’dir. Her şey ‘’ Bir’den doğar. İlk olarak idealar dünyası olan ortaya çıkar. İdeaların kendi kendine yönelişi ile ikilik ( düalizm ) ortaya ve dolayısıyla da tin ( nefes ) ortaya çıkar. Ancak bu nefs tek tek fertlerin değil dünyanın nefsidir ve bireysel nefsleri olduğu ibi tüm dünyayı da canlandırır. Ortaya çıkan nefsler idea’lar ile biçim aldıkları bedenin arasındaki bir konumda bulunurlar. ‘’ Bir’’den en son doğan şey maddedir. Madde varlık dünyasının en düşük düzeyidir.

Plotinus’un felsefesinde yüce, tamamen aşkın olan ‘’Bir’’de ne ayrım, ne çokluk, ne farklılaşma vardır. O, varlık ve varolmama şeklindeki tüm kategorilerin ötesindedir. Bizler ‘’ varlık ‘’ kavramını kendi tecrübemizin yansımalarından çıkarmaktayız ve varlı bu nesnelerin kendisine izafe edildiği şeydir. Fakat sonsuz, aşkın ‘’ Bir ‘’ tüm bu nesnelerin ötesindedir ve bu yüzden var olan tüm kavramların ötesindedir. Bu anlamda ‘’ Bir ‘’ aslen ‘’ herhangi bir şey olmaz ‘’ ve ayrıca tüm şeylerin toplamı da olamaz; çünkü O, tüm var olanlarda öncedir. Bu sebeple ‘’ Bir’e hiçbir sıfat yüklenemez.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here