PAYLAŞ

Ali Kuşçu Kimdir ? Hayatı, Çalışma Alanları ve Eserleri Nelerdir ?

Ali Kuşçu on beşinci yüzyılda yaşamış önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Ali Kuşçu, Semerkand’da doğuş ve burada yetişmiştir. Kuşçu’nun babası, Timur’un ( 1369 – 1405) torunu olan Uluğ Bey’in doğancı başısı idi. Ünlü astronomi bilginine bu nedenle ‘’ Kuşçu ‘’ lakabı verilimiştir.

Semerkand’da bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızade-i Rumi ve Gıyasüddin Cemşid el-Kaşi gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Nasiruddin-i Tusi’nin ( 1201 – 1274 ) Zic-i İlhani ( İlhanlı Zici ) adlı eserindeki gözlem değerlerini düzeltmek maksadıyla Uluğ Bey’in 1421’de Semerkand’da kurduğu rasathanede bir süreden beri üzerinde çalışmakta olan Zic-i Gürgani ( Gürganli Zici ) veya Zic-i Uluğ Bey ( Uluğ Bey Zici ) adlı ünlü eserinde bitirilmesi için Uluğ Bey’e yardımcı olmuştur. Ali Kuşçu bir dönem öğrenimini tamamlamak amacı ile Kirman’a gitmiştir. Ardından da Kirmandan yazdığı Risale fi Hall Eskal el-Mu’adil li’l Mesir adli risalesi ile geri dönmüştür. Dönüşünde risaleyi Uluğ Bey’e armağan etmiştir. Ali Kuşçu Semerkand’a dönüşünden sonra , Semerkand Gözlemevi’nin müdürü aynı zamanda da hocası olan Kadızade-i Rumi’nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiştir. Bu gözlemevi gökyüzü araştırmaları için en doğru sonuçları alan verimli bir merkezdi. Rasathanenin genç müdürü Ali Kuşçu, çok yoğun çalışmış ve bilimsel gerçeklere yenilerini katmak için cidi bir çaba göstermiştir.

Otuz yıla kadar bu iştye çalışan Ali Kuşçu Uluğ Bey’in ölümünün ardından Semerkand’dan ayrılıp Akkoyunlu hükümdari Uzun Hasan’ın yanına gitmiştir. Daha sonra Uzun Hasan tarafından, Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacı ile Fatih Sultan Mehmet’e elçi olarak gönderişmiştir. O sırada bir kültür merkezi oluşturmak isteyen Fatih Sultan Mehmet bunun için bilim adamlarını bir  araya toplamak amacındaydı. Bu nedenle Ali Kuşçu’ya İstanbul’da kalmasını ve medreselerde ders vermesini teklif etmiştir. Ali Kuşçu, bunun üzerine Tebriz’e dönerek elçilik görevini tamamlamış ve tekrar İstanbul’a geri dönmüştür. Ali Kuşçu İstanbul’a dönüşünde, Fatih tarafından görevlendirilen ir heyet tarafından sınırda karşılanmıştır. Kendisi için ayrıca karşılama töreni yapılmıştır ki Ali Kulçu’yu karşılayanlar arasında, zamanın uleması İstanbul kadısı Hocazade Müslihü’d- Din Mustafa ve diğer bilim adamları da vardı. İstanbul’a gelen Ali Kuşçu Ayasofya’ya müderris olarak atanmıştır. Burada Fatih Külliyesi’nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir. Ayrıca İstanbul’un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri yapmıştır.

Ali Kuşçu’nun medreselerde matematik derslerini okutulmasında önemli bir rolü olmuştur. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafından da izlenmiştir. Ayrıca dönemin matematikçilerinden Sinan Paşa da öğrencileri aracılığıyla Ali Kuşçu’nun derslerini takip etmiştir. Kuşçu’nun ders vermeye başlamasıyla, İstanbul medreselerinde astronomi ve matematik alanında büyük gelişme olmuştur. Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelişi bu açıdan çok önemlidir; çünkü o zamana kadar İstanbul’da astronomi ile uğraşan güçlü bir bilgin yoktu. Ali Kuşçu, Osmanlılar arasında astronomi bilimini yaymıştır.

Ali Kuşçu’nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eser vardır. Bunlardan birisi, Osmanlı medreselerinde en çok okutulan astronomi ve matematiksel coğrafya eserlerinden biri olan ve el-Fethiyye adıyla tanınan el-Risale el-Fethiyye fi el- Hey adlı eseridir. Bu eser aslında Ali Kuşçu’nun Farsça olarak yazdığı Risale der İlm-i Hey’e ( 1458) adlı kitabının genişletilmiş Arapça çevirisidir. 1473’te tamamlanmış ve Fatih sultan Mehmet’e sunulmuştur. Eser bir giriş ve üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makale gezegenlerin konumlarının ve dizilimlerinin bilinmesi hakkındadır. İkinci makale Yer’in biçimi ve iklimler üzerinedir. Son makale ise Ali Kuşçu, Yer’e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir. Döneminde hayli etkin olmuş olan bu astronomi eseri Osmanlı astronomları tarafından çok beğenilmiş ve 3 ayrı kez şerh edilmiştir. Ali Kuşçu’nun diğer önemli eseri ise el-Muhammediyye adını verdiği matematik kitabıdır. Bu kitap da Osmanlı medreselerinde en çok rağbet gören hesap kitabıdır.

Ay’ın ilk haritasını çıkaran Ali Kuşçu’nun adı bugün Ay’ın bir bölgesine verilmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here