PAYLAŞ

Kanser Neden Tedavi Edilemiyor?

Tıp, kalp hastalıkları ve inme kaynaklı ölümleri azaltmak konusunda epey ilerledi, ancak kanser için aynı şeyi söylemek için söyleyemeyiz. Hastalıkla kırk yıldır mücadele edilmesine, yüzlerce milyar dolar harcanmasına karşın, sadece ABD’de kanser teşhisi konmuş 1,7 milyon kişi var ve yılda 600,000 kişi bu hastalıktan hayatını kaybediyor. Peki kanser neden tedavi edilemiyor?

Bunun ana sebebi, onu yöneten moleküler mekanizmalarla ilgili bilgi eksikliği olması. Kanserle mücadele için ilk ilaçlar ve kemoterapiler, 2. Dünya Savaşı sırasında hardal gazına benzeyen bir kimyasal olan azot hardalının akyuvar hücrelerini azalttığını keşfedilmesiyle tesadüfen bulundu. Daha sonra bu gaz ve bunun bileşiklerinin, kanser hücrelerinin gelişimini durdurup durduramayacağı ve tümörleri ortadan kaldırıp kaldıramayacağı test edildi. Yeni ilaçlar keşfedildi ancak kansere neyin neden olduğu ve bu tür tedavilerin neden geçici olarak işe yaradığı konusu bir türlü aydınlanmadı.

O zamandan beri pek çok ilerleme kaydedildi. Hücre biyolojisi ve genetik alanındaki bilgilerin artması sayesinde, kanser hücrelerine özgü belirgin özelliklerin tanımlanması için moleküler seviyede hedefe yönelik tedaviler tasarlandı. Kemoterapi, ameliyat ve radyoterapinin yanı sıra, bu tedaviler ( tek tek ya da birlikte ) yaşam sürelerinin uzamasını yavaş ama istikrarlı bir biçimde etkiledi. Çocukluk çağı kanserleri ve göğüs kanserlerinin tedavisi artık eskisinden daha kolay. Ancak hala alınması gereken uzun bir yol var. Günümüzde kanser, belirli organlara yönelik bir hastalık olmaktan ziyade, belirli genlerin mutasyona uğraması sonucu oluşan moleküler mekanizmalar olarak görülüyor. Düşünce biçimindeki bu değişimle, kolon kanseri için en uygun tedavinin ilaç bazlı olduğu ve tümüyle vücudun farklı bölümündeki tümörleri ortadan kaldırmaya yönelik olduğu ortaya çıktı.

Kanserle mücadelede bir diğer umut vaat eden yaklaşım ise bağışıklığı arttırıcı tedavi yöntemi olan immunoretapi. Yapılan testler sonucunda, bu yöntemle tedavisi zor olan kanser türlerinde uzun vadede gerileme sağlanması konusunda hastaların üçte birinde başarıya ulaşıldı. Tetkiklerin etkin olduğu alan, hangi tümörün hangi tedaviyle yok edilebileceğine yönelik tahminde bulunmak. Kişiselleştirilmiş tıptaki ilerleme, kanserle mücadelede muazzam bir gelişmenin habercisi olabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here