PAYLAŞ

Neden Uyuyoruz ? Uykunun Önemi Nedir ?

Yeni doğmuş bebekler, günde ortalama 17 – 18 saat uyurlar. Yetişkinler 10 – 11 saat, gençler ise 8 saat uyurlar. Buna karşılık yaşlılar 6 saatten fazla uyumazlar. Bu şunu gösteriyor; yaşlandıkça daha az uykuya gereksinim duyuyoruz. Ancak yine de ömrümüzün üçte birini uykuda geçiriyoruz. Bu hiç de küçümsenemeyecek kadar uzun bir süre. Ömrümüzün büyük bir bölümünü uyuyarak ve rüya görerek geçiriyoruz.

Uyku adını verdiğimiz fenomen hakkında dünya çapında büyük araştırmalar yapıldı. Bunun üzerine inanılmaz şeyler de keşfedildi. Fakat en çok düşündürücü ve kafa karıştırıcı olan soru şu: ‘’ Neden her gece uyuyoruz ? ‘’

Üstelik gizemli uur hali sadece insanlara mahsus değil. Doğadaki her canlı uyuyor. Hatta bitkiler bile uykuyu da içeren bir hayat döngüsünü takip ediyorlar. Bazı çiçekler, sanki gün ve gece arasındaki geçişi fark ediyorlarmışcasına yapraklarını geceleri kapatıp sabahla birlikte tekrar açıyorlar. Ya da Akşam Sefası’nda olduğu gibi akşamları açıp çiçeklerini gündüzleri kapatanlar da var. Bilim adamları tüm bu döngülere ‘’ circadian ‘’ ritimleri adını veriyorlar. Bu döngüler 24 saat döngüsü içeren günlük dalgalanmalardır. Bu döngüler her yaşayan hücrede mevcuttur.

Bu durumda, doğanın tamamı tek ve dev bir ‘’ Circadian Ritmi ’’ ne bağlı olarak ilerlemektedir. Bu fenomene en iyi örnekler; okyanus akıntıları, güneşin doğup batması, dört mevsim, hayvanların eşleşmesi, kadınların regl dönemleri ve memelilerin gebelikleri olacaktır.

İşte en son ortaya çıkartılan bulgulara göre, uykunun da bu ‘’ circadian ritmi ‘’ tarafından kontrol edildiği düşünülmektedir.

Buna göre beynimizin içindeki saat, bize günlük aktivitenin bitmesi gerektiğine dair sinyal veriyor. Bir süre için dinlenmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

Bu aktivite arası genelde gece veriliyor. Çünkü bu zaman diliminde vücudumuz daha az fonksiyonel oluyor. Geceleri, zihnimiz öğrenmek için yeterince açık olmuyor, vücut ısımız düşüyor, reflekslerimiz yavaşlıyor, kısacası zihinsel ve bedensel mekanizmalarımız oldukça yavaşlamış durumda oluyor.

neden uyuruz

Vücut Saati

Uyku düzenimizi değiştirdiğimizde, örneğin normal düzenimizden ir kaç saat daha az uyuduğumuzda bedenimizde büyük bir yorgunluk ve bitkinlik hissediyoruz. Yani vücut buna yorgunluk, sinirlilik ve tahammülsüzlük ile tepki veriyor. Uzmanlar bu durumun ‘’ Circadian Ritmi ‘’ndeki faz değişimlerinden kaynaklandığına inanıyorlar.

Vücut Saatimiz bu durum için güzel bir örnek teşkil ediyor. Eğer California’dan New York’a uçarsak, ilk gece uyumakta zorluk çekeceğimiz kesindir. Çünkü vücudumuz hala, New York’da uygulanan Standart Doğu Saatinden üç saat erken olan Pasifik Zamanı’na alışık olacaktır. Hatta sekiz saat uyumuş olsak bile ertesi sabah da eskisi gibi sekizde uyanmak zor gelecektir. Bu vücut saatimizin hala beşi göstermesinden kaynaklanır. Bunu yaşayanlar gayet iyi bilirler.

New York’ta geçen birkaç gün sonunda saat sistemindeki değişikliğe vücüdumuz adapte olacaktır. Batı sahiline döndüğümüzde kendimizi Pasifik zamanından üç saat ileride bulacağız. Ve tekrar değişime ayak uydurabilmek için birkaç güne ihtiyacımız olacaktır. Öyleyse bir faz değişimi uyku kaybı anlamına gelmez, fakat şöyle söylemek daha doğru olacaktır; bu durumda vücut saati normal saatle uyum göstermez.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here