PAYLAŞ

Yüksek tansiyonun zararları, sadece kalple sınırlı değildir. Damarlarda akın kanın sürekli yüksek basınçla akması, damarlara da zarar verir, kana ihtiyacı olan doku ev organlara da zarar verir.

Yüksek tansiyon demek kalbin daha fazla çalışması manasına gelir. Bu da kalp krizi, kalp büyümesi, kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açar. Yüksek tansiyonun ikinci olarak etkilediği organ gözlerdir. Böbrekler de yüksek tansiyonunun zararlarından nasibini alan organlardır. Normalden fazla çalışan böbreklerde böbrek yetmezliği görülebilir. Tansiyonun yüksek seyretmesi her organ için zararlıdır ve hiç umulmadık bir hastalığın zamanından önce tetiklenmesine yol açar.

Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon arasında kısır döngü yaşanır. Şeker hastalığı damarları yıpratan ve yüksek tansiyona yol açan bir hastalıktır. Yüksek tansiyonun varlığı ise şeker hastalığının vücuda olan zararlarını artırır.

Şeker ve yüksek tansiyon arasındaki bu döngüyü kırmak mümkün olmayabilir ama yavaşlatmak mümkündür.

Yüksek tansiyonu olanlar ne yapmalı ?

Hastalar en kötü ihtimalin, inme veya kalp krizi nedeniyle ölüm olduğunu düşünürler. Halbuki bu ihtimallerin yanı sıra yüksek tansiyon yaşam kalitesini bozan, vücudu derinden yıpratan ve süründüren bir illettir.

Yüksek tansiyonu olan bir kişinin yapması gereken ilk şey kilo vermektir. Zayıf kişilerde de yüksek tansiyon olabilir ama yüksek tansiyonu olan kişilerin önemli bir kısmı normalden fazla kilosu olan kişilerdir. Kilo vererek kalbi, damarları, ciğerleri ve böbrekleri rahatlatmak mümkündür.

İkincisi kendine ciddi bir yasak listesi hazırlamaktır. Bu listeye bir de gri liste, yani ölçüyü kaçırmadan tüketilebilecekler listesi eklenmelidir. Alkol ve sigara kesin yasak listesine alınmalı tuz ve şeker gri listeye alınmalıdır.

Her ne kadar sonradan aklansa da tereyağı fazla tüketildiğinde yüksek tansiyon için zararlı bir üründür. Tereyağı, kaymak, yağlı et tadımlık yenmelidir. Sebzelere ve zeytinyağına ağırlık verilmelidir.

Eğer hareket yok ise ne yenilirse yenilsin olumlu bir etkisi olmayabilir. Günlük yirmi en az dakika yorulmayacak derecede egzersiz ve evde kendi işlerini kendin görmek, böylece ataletten kurtulmak gerekir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here