PAYLAŞ

Muhafazakarlık Nedir ? Özellikleri Nelerdir ?

Güvenlik ve devamlılık, muhafazakar ideolojinin başat ilkleri olmayı sürdürür. Aynı zamanda 19. Yüzyıldan bu yana kavramsal görüşler büyük ölçüde değişmiştir.

Köklü bir muhafazakar tutum esasen mevcut sosyal düzeni koruyup sürdürmekten yana olmak anlamına gelir. Bir muhafazakara göre devlet, toplum ve kültür tarihsel evrimden bu geçmiş yapılardır; bunları göreneklerin yanı sıra insanların alışkanlıkları bir arada tutar. Yenilikler ancak siyasal çerçevenin istikrarı için zorunlu olduğunda istenir.

Muhafazakarlıkta Devlet Gücü ve Bireycilik

Muhafazakarlık 18. Yüzyılın sonunda Fransız Devrimi’nin fikirleri karşısında savunmaya dönük tepkiden doğan bağımsız bir siyasal duruş olarak ortaya çıktı. İngiliz filozof Edmund Burke gibi siyasal teorisyenler ayrıcalığa ve dinsel otoriteye dayalı eski sosyal düzeni savundu. Aristokratlar ve mülk sahipleri kıta Avrupa’sında 19. Yüzyılın muhafazakar partilrine destek verdi. Sosyal yapıları korumada devlete kilit bir rol yüklendi ve gerekli durumlarda sosyal refah hizmetlerini yerine getirmesi ön görüldü. Tamamen farklı bir gelişim çizgisinin yaşandığı İngiltere ve ABD’de muhafazarlar bireyin kişisel sorumluluğunu ilk destekleyen çevreler arasında yer aldı. Geleneksel olarak İngiliz ‘’Toriler’’ ve Amerikalı ‘’Cumhuriyetçiler’’ sosyal yardımlarlara karşı bir tutum takınırlar.

Günümüzde Muhafazakarlık

Klasik muhafazakarlık II. Dünya Savaşı’ndan sonra aristokratik tabanını kaybetti. Muhafazakar partiler her yerde demokrasiyi ve serbest ekonomiyi destekleyen bir çizgiye yöneldi. Bu arada özellikle İtalya ve Almanya’da Hristiyan yönetim güç kazandı. Ulusal özelliklerin ötesinde, modern muhafazakarlık her bakımdan güçlü bir devleti savunmanın yanısrıa belirgin bir anti-sosyalist yaklaşımın damgasını taşır. Günümüzde görülen eski muhafazakar tutumlar esas olarak dinle ve eğer varsa monorşiyle yakın bir ilişki içindedir.

Toplulukçuluk Nedir ?

Toplulukçuluk 1980’lerde ortaya çıkan bir siyasal teori hareketine verilen addır. ABD’li aydınlar Michael Walzer ve Amitai Etzioni gibi önemli savunucuları olarak kabul edilir. Hareket modern toplumdaki abartılı bireyciliği eleştirir.

Liberallerin aksine, toplulukçular kişiyi esas olarak kültür ve geleneğin şekillendirdiği topluluk içindeki bir sosyal varlık sayar. Bireysel tatmin ve bencilce kar güdüsü topluluk dayanışmasını ve onunla birlikte özgür, demokratik bir toplumun temelini yok eder. Siyasal bireyin topluluğa karşı sorumluluğunu geliştirmek amacıyla,ortak yarara daha fazla yönelmelive yerel toplulukların bunu belirleme gücünü arttırmalıdır. İngiltere Eski Başbakanı Tony Blair gibi politikacılar toplulukçu fikirleri kaynak almıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here