PAYLAŞ

Reenkarnasyona Dair Bilimsel Kanıtlar Var Mı ?

Hinduizm, Budizm, Sihizm ve diğer inanç sistemlerinin kilit bir parçasıdır ve her beş kişiden biri reenkarnasyon fikrine bağlıdır. Elbette rakamlar, bizi gerçeğe götüren güvenilir kılavuzlar değillerdir ama aynı zamanda göz ardı edilmemeleri gerekir. Tabii bunun çoğu bilim insanını durduğunu söylenemez.

Kayda değer bir istisna, Virginia Üniversitesi’nde görevli profesör Ian Stevenson’dır. Stevenson son kırk küsür yılını, yüzlerce reenkarnasyon vakasını bulup analiz ederek geçirdi. İddiaları olabildiğince detaylı bir şekilde ele aldı ve standart açıklamayı erkisiz bırakmak için büyük çaba gösterdi. Reenkarnasyona dair bu standart açıklama, böyle iddialarda bulunan insanların kitaplardan, belgelerden ve ölen kişiyi tanıyan insanlardan ‘’ önceki yaşamlarına ‘’ dair bilgiler aldıklarıydı. Bu Stevenson’ı, önceki yaşamlarındaki kötü ölümler sırasında oluşan fiziksel izlere sahip insanlara odaklanmaya itti. Bunlar çocuklarda, yetişkin ‘’ enkarnasyonlarının ‘’ kaderiyle tutarlı tuhaf doğum lekelerinden biçimsi kol ve bacaklara kadar pek çok şey şeydir. Kişisel tecrübelerini 500’den fazla vaka ve ilgilendiği 1,000’den fazla olayla birleştiren Stevenson, reenkarnasyonun ( tek olmasa bile ) en iyi açıklama olduğu sonucuna vardı. Şüpheciler, oldukça mantıklı bir şekilde, ölen kişiyle reenkarnasyonları arasındaki iz benzerliklerin bir tesadüf olabileceğini iddia ettiler. Profesör Stevenson bu iddiaya, araştırmasının ‘’ mücevherleriyle ‘’ karşılık verdi : İlgili kişilerle görüşmeyi başardığı sözüm ona bir dizi reenkarnasyon vakası ölen kişiyi tespit etmiş ve geçmiş yaşamın sözde ‘’ anılarını ‘’ doğrulamıştı. Elbette şüpheciler, iki ailenin hiçbir şekilde iletişim kurmadığını ispatlayamayacağını, dolayısıyla bu vakaların diğerlerinden daha ilginç olmadığını söylediler. Reenkarnasyonun kanıt gerektiren bir konu olduğu kesin ama bilim dünyasının kabul edeceği koşulların sağlanması zor. Sorun kanıt eksikliği değil, ( Profesör Stevenson kanıtları net bir şekilde sundu) güvenirliği konusunda tartışmalardır. Bu, bir güven problemidir, bilim değil.

Böyle durumlarda karşılaşıldığında, insan pek çok yöne sapabilir. Örneğin, reenkarnasyon konusunu tamamen reddederek kördüğüm karmaşıklığını kesebilir. Ya da adını bir on dördüncü yüzyıl filozof rahibinden, Occamlı William’dan alan felsefe aracı Occam’ın Usturası prensibine başvurabilir.  Buna göre, en az varsayımı yapan açıklamalar, neredeyse en güvenilir olanlarıdır ( bu matematiksel olarak kanıtlanabilecek bir iddiadır). Olasılıklara dayanarak, bu kural insanı her olayda en doğru sonuca götürmeyecektir ancak doğruluk oranı yüksektir. Son olarak, kişi eğer böyle bir inancın insanı daha iyi ve mutlu bir insan yaptığına ikna olmuşsa o zaman onun reenkarnasyona inanması mantıklıdır. Eminim pek çok Budist bu düşünceye katılacaktır ve bu anlamda onların inancı kesinlikle mantıklıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here